KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6320 E., 2010/5707 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.09.2008 tarih ve 2005/875 - 2008/419 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin 25.11.1999 tarihinde davalı kooperatif yetkilileri ile yapmış oldukları anahtar teslimli hisse satış sözleşmesi gereğince iki adet villa hissesi satın aldıklarını, yapılan sözleşme gereğince 140.000-DM ödemelerine rağmen davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalı kooperatif aleyhine açtıkları o davanın kısmen kabul edildiğini ve yargılamanın halen derdest olduğunu, buna rağmen davalı kooperatifin 10.12.2005 tarihli olağan üstü genel kurulunda sözleşme hükümlerine aykırı şekilde gündemin 4, 5 ve 6. maddelerinde çeşitli kararlar alındığını ileri sürerek, anılan kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların dayandıkları 25.11.1999 tarihli sözleşmenin geçersiz bir sözleşme olduğunu, kooperatif yönetim kuruluna hisse satışıyla ilgili genel kurul tarafından verilmiş bir yetkinin bulunmadığını, kooperatif yönetim kuruluyla yapılan sözleşmenin genel kuruldan geçirilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu raporu doğrultusunda, kooperatif yönetim kurulunun genel kurul onaması olmadan veya genel kurul tarafından bir yetki verilmeden kooperatifin zararına ve diğer ortakların aleyhine sözleşme yapmalarının ve eşitlik ilkesini zedeleyici karar almalarının, satış yapmalarının mümkün olmadığı, dava konusu genel kurulda alınan 4,5 ve 6 numaralı kararların ana sözleşme ve eşitlik ilkelerine aykırı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatif genel kurulunda alınan bir kısım kararların iptali istemine ilişkin olup, 1163 sayılı Kooperatifler Yasası’nın 53 ncü maddesinde kimlerin iptal davası açabileceği düzenlenmiştir. Ortaklık sıfatı, ortağın açacağı iptal davasının dinlenebilmesi koşuludur. Davacı, bu sıfatını davanın kesin hüküm ile sonuçlanmasına kadar korumak zorundadır.
Somut olayda, davacılardan ...'in dava açıldığı tarihte ortak olduğu dosya kapsamı ile sabit ise de yargılamanın devamı sırasında anılan davacının ortaklığını ...'e devrettiği ve böyelikle ortaklığının sona erdiği de taraflar arasında çekişmesizdir.
Bu durum karşısında, mahkemece, davacılardan ...'in yargılama sırasında karar kesinleşmeden ortaklık sıfatını kaybettiği dikkate alınarak davanın bu davalı yönünden aktif dava ehliyetinin son bulduğu gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm tesisi doğru görülmemiş ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan gerekçeyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6320, K. 2010/5707, 24 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama