KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6477 E., 2012/6197 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/11/2009 tarih ve 2007/214-2009/275 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17.04.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin leasing alanında faaliyet gösterdiğini, bu alanda Türkiye’nin önde gelen şirketleri arasında yer aldığını, 2003 yılından beri şekil+FON LEASING ibareli markasını kullandığını, markayı ayırt edici seviyeye çıkardığını, tanınmış hale getirdiğini, adına tescil için davalı Kuruma başvurduğunu, anılan başvurunun 556 sayılı KHK’nin 7/1-c ve d maddeleri uyarınca reddine karar verildiğini, kararın yerinde olmadığını ileri sürerek, kararın iptaline ve başvuruya konu markanın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, işlemin yerinde olduğunu savunarak, davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının başvurudan çok önce 2002 yılında kurularak faaliyet gösterdiği, daha sonra 1996 yılında kurulan ve TMSF’ye devir edilen Toprak Finansal Kiralama AŞ’yi satın aldığı, kısa sürede bu piyasanın etkin ve önde gelen şirketleri arasına girdiği, yıllık mali bilançolar itibariyle genelde sektördeki ilk beş firma arasında yer aldığı,
pazar payı, hizmetin sunulduğu coğrafi alan, kullanım süresi, yapılan yüksek reklam harcamaları ve tanıtım faaliyetleri esas alındığında ilgili sektör olan ve benzeşen finansal hizmetler ve sigortacılık alanında markanın tanınmış seviyeye çıktığı, etkili kullanımla ayırt edici hale geldiği, 556 sayılı KHK’nin 7/1-a-c ve d maddelerinde belirlenen mutlak tescil engelinin ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı TPE YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6477, K. 2012/6197, 17 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama