KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6966 E., 2012/7782 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
590 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/01/2010 tarih ve 2007/415-2010/4 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi müdahil vekili ile davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin “PAN PAN ZENGİN EKMEK+şekil” ibaresini marka olarak tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin başvuruya yaptığı itirazın TPE YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa “PAN PAN ZENGİN EKMEK” ibaresinin tescili halinde müvekkiline ait "PAN" ibareli markalar ile karışıklığa yol açacağını, davalı şirketin tescil etmek istediği markada "PAN" sözcüğünü ön plana çıkararak müvekkiline ait PAN ibareli markalara benzettiğini, ayrıca müvekkili adına 2000/04161 sayılı "PAN" ibareli markanın bir kısım emtia için marka devir senedi ile Kayseri Şeker Fabrikası Anonim Şirketi'ne devredildiğini,
devredilen emtia yönünden davalı markasının iltibasa neden olacağını ileri sürerek, TPE YİDK’nun 11.09.2007 gün 2007-M-5128 sayılı kararın iptaline, davalı şirket başvurusunun tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davalı şirketin tescil ettirmek istediği “PAN PAN ZENGİN EKMEK+şekil” ibaresinin davacı adına tescilli "ETİ PAN", "PAN" markaları ile benzer olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, davacının itiraza dayanak gösterdiği markalar ile müvekkili marka başvurusunun iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olmadığını, davacının dava konusu 30. sınıfta bulunan tescilli markayı devrettiğini beyan ettiğine göre aktif dava ehliyeti bulunmadığını, davacının tanınmış markasının "ETİ" olup, "PAN" markasının tanınmışlığından sözedilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Müdahil Kayseri Şeker Fabrikaları A.Ş. vekili, müvekili şirketin 21.02.2000 tarih ve 2000/02876 ve 19.07.2001 tarih ve 2001/14197 sayılarla 32. mal/hizmet sınıfında tescilli bulunan "PAN" markalarının sahibi bulunduğunu, ayrıca Eti Gıda San.A.Ş. adına tescili 2000/04161 sayılı "PAN" ibareli marka üzerinde paylaşıma gidilerek söz konusu markanın bir kısım emtia için 13.12.2006 tarih ve 23747 yevmiye numaralı noter senedi ile müvekkiline devredildiğini, müvekkiline ait PAN ibareli markaların yurt içinde ve dışında tanınmış olduğunu,
davaya konu başvurunun tescili halinde müvekkiline ait markalarla iltibasa yol açacağını ve müvekkiline ait markaların tanınmışlığından yararlanacağını ileri sürerek, 11.09.2007 gün 2007-M-5128 sayılı TPE YİDK kararının iptaline, asıl dava davalısı Doruk Una Değer Katma Gıda San. A.Ş adına tescil başvurusu yapılan "PAN PAN ZENGİN EKMEK+ŞEKİL" ibaresinin marka olarak tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin aktif dava ehliyetine ilişkin itirazının yerinde görülmediği, gerek davalı başvurusunda, gerekse davacı ve müdahil markalarında ayırt edici asıl unsurun "PAN" ve "PANPAN" sözcükleri olduğu ve her iki sözcüğün halk tarafından karıştırılabileceği, bu durumda 556 sayılı KHK'deki 8/1-b maddesindeki koşulların oluştuğu, davacının tescili daha önce ise de, davalının "PAN PAN + başak şekli"ni içeren markasının 01.06.2000 tarihinden itibaren tescilli olduğu ve o tarihten itibaren her iki markanın piyasada bulunmasına rağmen davacının bu süre içerisinde buna sessiz kaldığı,
müktesep hakkın sadece markanın tescilli olduğu "her türlü un" emtiası için olduğu,"PAN" markasının tanınmış olduğuna dair iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davacı Eti A.Ş.'nin davasının kabulüne, müdahil Kayseri A.Ş.'nin açtığı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, müdahil vekili ile davalılar vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, müdahil vekili ile davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6966, K. 2012/7782, 15 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama