KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7136 E., 2011/17212 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Birleşen dava
- İSTANBUL 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2008/492 ESAS
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.02.2010 tarih ve 2007/681 - 2010/54 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında 12.01.2007 tarihli alt taşıma sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşmede belirlenen süre içerisinde emtiayı alıcıya teslim etmediğini, ana taşıyıcı İTT İternationale firmasının, davalının kusuru nedeniyle ödemek zorunda kaldığı miktarı davacıya fatura ettiğini, taşımayı fiilen gerçekleştirenin davalı olduğunu, sözleşmeye aykırı davranılması nedeniyle sorumlu olduğunu ileri sürerek, 6.951,23 TL'nın temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin taşımadan kaynaklanan tüm edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, araçlar yurt dışına çıktıktan sonra davacının talimatı doğrultusunda Almanya olan teslim yerinin Hollanda olarak değiştirildiğini, davacıya borçları olmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, birleşen dava da ise davacının navlun bedelini ödemediğini, yapılan takibe kısmi itirazda bulunduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının Hollanda'da kesilen trafik cezasından sorumlu olduğu, davalının diğer alacak kalemlerinin oluşmasında kusuru bulunmadığı, davacının talimatları doğrultusunda hareket edildiği, birleşen davanın ise takip edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırıldığı gerekçesiyle, asıl
davanın davanın kısmen kabulüne, 1.306,60 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın HUMK'nun 409/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz istemine gelince; HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000.000.000.-TL'nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 21.07.2004 hüküm tarihi itibariyle kesin olup, anılan miktar 01.01.2010 tarihi itibariyle 1.430,00 TL’na çıkarılmıştır.
Somut olayda, mahkemece 22.01.2010 tarihinde davanın kısmen kabulüne, 1.306,60 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, söz konusu miktarın hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından temyizi kabil olmayıp, davalı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7136, K. 2011/17212, 19 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama