KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7138 E., 2011/17247 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/12/2009 tarih ve 2007/727-2009/847 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, başka bir banka şubesinde bulunan 868.763 TL'sinin, aylık 19,75 faiz oranı taahhüdüne karşılık davalı banka şubesindeki hesaba havale edildiğini, davacının bu şart ile anlaşıldığını düşünürken paranın döviz alım-satım opsiyon işlemlerinde değerlendirildiğini, gecelik repo yapıldığını ve lkit fon alındığını öğrendiğini, bankaya gönderdiği ihtarnameye verilen cevapta belirtilen "döviz alım-satım hakkı opsiyonu işlem sonuç formu" altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, sözleşmeye aykırılıktan dolayı bankanın müvekkilini zarar uğrattığını ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL'nin, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, yetki ve husumet itirazında bulunmuş, müvekkili tarafından faiz taahhüdünde bulunulduğu iddiasının doğru olmadığını, taraflar arasındaki ilişki opsiyon sözleşmesi olup alım satım arasındaki farkın kar ya da zarar olarak yatırımcıya yansıdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şubenin sözkonusu işlemden dolayı sorumluluğunun bulunmadığı, husumetin Genel Müdürlüğe yöneltilmesinin gerektiği, davaya konu işlemlerin, altındaki imzanın davacıya ait olduğu anlaşılan "Opsiyon İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi" kapsamında yapıldığı gerekçesiyle, şubeye karşı açılan davanın husumetten, Genel Müdürlük aleyhine açılan davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7138, K. 2011/17247, 19 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama