KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7306 E., 2011/17213 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/02/2010 tarih ve 2006/217-2010/85 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 05.09.2003 tarihli ‘Gökyüzü İlköğretim Dersleri’ setinin hazarlanması, üretilmesi, pazarlanması konusunda sözleşme imzalandığını, davalının 28.03.2005 tarihli yazı ile müfredatta köklü değişiklikler olduğunu, ürünlerin pazarlamasının imkansızlaştığını, bu durumun mücbir sebep teşkil ettiğini belirterek sözleşmeyi feshettiğini, ancak feshin haksız olduğunu, davacının fesih nedeniyle kar kaybına uğradığını, eğitim setinin davalı tarafından satıştan çekilmesi nedeniyle manevi zarara uğradığını,
yine davalının sözleşme hükmüne aykırı olarak hazırladıkları eğitim setinin benzerini yaparak satışa arz ettiğini, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının satışa sunduğu eğitim setlerinin toplatılmasını, 3.000 TL manevi ve 5.000 TL maddi tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, eğitim müfredatında 2005-2006 dönemini kapsar şekilde köklü değişiklikler yapıldığını, davacının sözleşmenin 3/a-9. maddesindeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bunun üzerine 28.03.2005 tarihinde sözleşmeyi feshettiklerini, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını, zamanaşımı süresinin haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren 1 yıl olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının sözleşmeyi feshinin haklı nedene dayanmadığı, Borçlar Kanunu’nun 536. maddesi gereğince 6 ay öncesinden feshi ihbar etmesi gerektiği, bu durumda sözleşmenin feshine ilişkin yazının ihbar olarak kabul edileceği,davacının 6 aylık feshi ihbar süresince oluşacak zararının ödenmesi gerektiği, manevi tazminat ve haksız rekabet şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 5.000 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7306, K. 2011/17213, 19 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama