KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7428 E., 2011/17547 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/02/2010 tarih ve 2008/1402-2010/113 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline sağlık sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan Sibel’in davalıya ait araçta yolcu iken meydana gelen kaza sonucu yaralandığını, tedavi giderlerinin müvekkili tarafından karşılandığını ileri sürerek, 2.931,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, aracın sevki sırasında sürücünün aniden ölümünün mücbir sebep olmadığı, bu nedenle davacıya sigortalı Sibel’in yaralanması nedeniyle oluşan tedavi giderlerinden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sağlık sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK'nun 86/1. madde hükmüne göre işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
Somut olayda, davacıya sağlık sigorta sözleşmesi ile sigortalı kişinin davalı şirkete ait araçta taşınması sırasında sürücünün aniden ölümü nedeniyle meydana gelen kaza sonucu yaralandığı ve tedavi giderlerinin davacı tarafından karşılandığı hususları uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, meydana gelen kaza sonucu yaralanmadan dolayı davalı araç malikinin sorumlu olup olmadığı, daha doğru bir ifade ile sürücünün aracı sevki sırasında ani ölümünün işleteni sorumluluktan kurtaran bir neden olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bir olayın mücbir sebep olarak nitelendirilebilmesi için o olayın önceden sezilemez, karşı konulamaz olması ve harici bir etkenden ileri gelmiş olması gerekir. Bu unsurları içermeyen bir olay umulmayan bir hal niteliğini taşısa dahi mücbir sebep olarak kabul edilemez. Somut olayda, sürücünün ani ölümü açıklanan unsurları içermekte olması nedeniyle mücbir sebep olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkemece, davalı işletene, kazanın aracın teknik bir arızasından kaynaklandığı gibi başka bir nedenle kusur izafe edilemediğine göre sürücünün ani ölümü sonucu aracın kaza yapması neticesinde oluşan zarardan davalı sorumlu olmayıp, davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7428, K. 2011/17547, 22 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama