KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7590 E., 2012/8759 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
824 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/02/2010 tarih ve 2009/68-2010/35 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22/05/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkilinin NEXT, NEXTRA, NEXTWAY, NEXT+şekil ibareli markaların sahibi olduğunu, NEXTRA ibaresi üzerinde müvekkilinin müktesep hakkı bulunduğunu, davalının müvekkiline ait 2002/519 sayılı markanın hükümsüzlüğü istemiyle açtığı davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmaması sebebiyle reddedildiğini, davalının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, müvekkilinin NEXTRA ibareli markasının ayırt edicilik kazandığını, müvekkilinin 18.07.2007 tarihinde,
ŞİMŞEK NEXTRA ÇİLEK AROMALI JÖLELİ KEK+ŞEKİL ibare ve biçimli 2007/39058 ve ŞİMŞEK NEXTRA PORTAKAL AROMALI JÖLELİ KEK+ŞEKİL ibare ve biçimli 2007/39059 sayılı marka tescil başvurularında bulunduğunu, davalı şirketin itirazının TPE YİDK tarafından her iki başvuru için kabul edilerek 2008/M-6479 ve 2008/M-6480 sayılı kararlarla müvekkilinin marka tescil başvurularının reddine karar verildiğini, davalı markası ile müvekkilinin başvurularının konusu olan işaretlerin karıştırmaya sebebiyet verecek derecede benzer bulunmadığını, kapsamlarında yer alan ürünlerin farklı olduğunu,
NEXTRA ibaresi üzerinde müvekkilinin müktesep hakkının bulunması ve özellikle müvekkilinin son başvurusunun konusu olan işaretlerin önceki markalarının serisi niteliğinde bulunmasına rağmen, başvuruların reddi kararının doğru olmadığını ileri sürerek TPE YİDK'nın 2008/M-6479 ve 2008/M-6480 sayılı kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin KEKSTRA ve KEKSTRA+şekil ibareli 30.sınıfta tescilli markaların sahibi olduğunu, bu markaları taşıyan kek ürünlerinin uzun zamandan buyana piyasada bulunduğunu, davacı şirketin müvekkili markalarına ve bu markayı taşıyan ürünlerin piyasaya sunuş kompozisyonuna iltibas yaratan işaretleri taşıyan ambalajlarla ürünlerini piyasaya sunduğunu, bu nedenle davacı şirkete karşı Ankara Asliye 6.Ticaret Mahkemesinin 2002/784 esas sayılı dosyasında dava açtıklarını, sonradan Ankara 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin
2004/272 esasına kaydolunan davanın 2004/84 sayısıyla karara bağlandığını, anılan hükümle iş bu davanın davacısı olan şirketin NEXTRA ÇİLEK AROMALI JÖLELİ KEK ve NEXTRA PORTAKAL AROMALE JÖLELİ KEK ürünlerini piyasaya sunumunda kullandığı ambalaj kompozisyonunun biçim, renk ve desenleri itibariyle müvekkili markalarına ve bu markayı taşıyan ürünlerin piyasaya sunumuna ilişkin ambalaj kompozisyonuna iltibas ve haksız rekabet yarattığına karar verildiğini, anılan kararın kesinleştiğini, davacının bu kez anılan davaya konu işaretleri, çok küçük değişikliklerle marka tescil başvurusuna konu ettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler, kokolinler, tartlar, kekler, aromalı jöleli kekler ürünleri için 556 sayılı KHK’ nin 7/b ve 8/b maddelerindeki hususun davalı şirket yararına gerçekleştiği, esasen davacının yargılama konusu 2007/39058 ve 2007/39059 sayılı marka tescil başvurularının konusu olan işaretler, davacı ve davalı şirketler arasında görülüp, sonuçlanan ve kesinleşen Ankara 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 27.04.2004 gün ve E.2004/272, K.2004/84 sayılı dosyasına konu olan,
ürün ambalaj biçimleri ile ortalama alıcıları nezdinde genel izlenim olarak aynı etkiyi bırakan ve biçim, renk ve grafik tasarımları aynı anlayışla düzenlenmiş bir şekli ihtiva ettiği, dolayısıyla davacının son başvurusunun konusu olan işaretlerin, çok yakın benzeri olan davacının önceki kullanımına konu tescilsiz işaretler, davalının adına tescilli marka ve bu markayı taşıyan ürün ambalaj kompozisyonlarına tecavüz ettiğine göre, başvuru konusu işaretlerin de aynı tecavüzü doğurduğu, 556 sayılı KHK' nin 14. maddesi uyarınca bir markanın ayırt edici karakterinin değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanımının da markasal kullanım olduğu,
oysa davacının yargılama konusu her iki başvurunun davalının markalarına iltibas yaratabilecek derecede benzer olup, esasen bu hususun Ankara 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 27.04.2004 gün ve E.2004/272, K.2004/84 sayılı kararında açık biçimde tespit edildiği, dolayısıyla davacının, NEXTRA ibareli markasının serisi niteliğinde bir marka tesciline tevessül ederken, bu ibarenin kullanıldığı markasını davalı veya bir başkasının markaları ile iltibasa sebebiyet vermeyecek biçimde düzenlemesi,
kendisinin önceki markası ile daha önceki tarihlerde tescil edilmiş ve iltibas yaratmadan eş zamanlı olarak kullanılmış markalarla aralarında kullanımla tesis olunmuş ayırt edicilik ve bağımsızlığı muhafaza etmesi gerektiği halde ayırt ediciliği hiç bir zaman tesis edemediği, iş bu davada, sessiz kalma yoluyla hak kaybı ilkesinin uygulanma imkanı da bulunmadığı, zira, davacının gerek önceki tarihlerde gerçekleşen benzer, gerekse iş bu davaya konu kullanımlarına açık biçimde muhalefet edip, bu konuda dava ve itiraz haklarını kullandığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7590, K. 2012/8759, 24 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama