KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7853 E., 2012/8755 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/03/2010 tarih ve 2007/413-2010/103 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22/05/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ....ile davalı ...Ş. vekili ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin ''Ülker Dank Poti Kek'' ibareli marka tescil başvurusuna, müvekkiline ait '' Piti '' ibareli markalarla karşılıklığa yol açacağı gerekçesiyle yaptıkları itirazın, diğer davalı TPE'nce aşamalardan geçmek suretiyle reddedildiğini ileri sürerek, davalı TPE YİDK'nun 18.09.2007 tarih ve 2007/M-5243 sayılı kararının iptalini, tescil edilmesi halinde davalı şirket markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirketin markasını tescil ettirmek istediği '' kek '' emtiasının, davacının itirazına dayanak yaptığı markaların tümünde bulunduğu, davalı başvurusunda en çok dikkati çeken unsurun ''Dank'' ibaresi olduğu, ''Pöti'' ve ''Piti'' ibarelerinin ise yüksek ayırt ediciliğine sahip, tek bir kişi veya emtia ile özdeşleşmesi mümkün olmayan ibareler olduğu,
dolayısıyla davalı başvurusundaki asıl unsurun ''Ülker Dank'' ibaresi olacağı, bir an için ''Pöti'' sözcüğünün tanımlayıcı olduğunun kabul edilememesi halinde dahi başvurunun asıl unsurunun ''Ülker Dank Poti'' olacağı ve bu ibarenin dahi davacı markalarına benzediğinin kabul edilemeyeceği, o halde tarafların marka olarak kullandığı ibareler arasında 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi anlamında benzerliğin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7853, K. 2012/8755, 24 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama