KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7783 E., 2012/697 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Vekili
- Av. ...
- Davalılar
- 1-...
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma
2-... 3-Candan Baysal - Dinç Baysal Sigorta VEKİLİ : Av. ...
Taraflar arasında görülen davada İzmir 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/02/2010 tarih ve 2009/542-2010/162 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sigortacılık faaliyetinde bulunduğunu, davalıların ise bir müddet müvekkilinin işyerinde sigortalı olarak çalıştıklarını, müvekkilinin işyerinden ayrılan davalıların da daha sonra sigortacılık faaliyetlerine başladıklarını, davalıların eylemleri nedeniyle müvekkili tarafından haksız rekabete dayalı maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, ancak bu davada faiz talep edilmesinin unutulduğunu, bunun üzerine davanın ıslah edildiğini, dava ve ıslah dilekçesi kapsamında davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, işbu hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğini,
haksız fiil tarihi olan 01.08.2005 tarihi ile ıslah tarihi olan 09.10.2008 tarihi arasında işleyen ve sehven talep edilmeyen faiz alacağının bu davanın konusunu oluşturduğunu ileri sürerek, 2.000 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, haksız fiil tarihi itibariyle faiz talep etme hakkının zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında haksız rekabete dayalı olarak görülen davada davacının ıslah yoluyla faiz talebinde bulunduğunu ve ilgili mahkemece de ıslah tarihinden itibaren faize hükmedildiğini, ıslah tarihinden öncesi için faiz istenemeyeceğini, söz konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak taraflar arasında 14.02.2009 tarihli ibranamenin imzalandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında haksız rekabete dayalı olarak ticaret mahkemesinde görülen davada, davacı tarafın ıslah dilekçesi ile dava tarihinden itibaren faiz talebinde bulunarak hakkını kullandığı, bu kere haksız rekabetin başladığı tarihten itibaren faiz talebinde bulunmasının haklı nedene dayanmadığı, aynı hakkın iki defa kullanılmak istenmesinin MK'nun 2. maddesine aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabet nedeniyle uğranılan zararın önceki davada talep edilmeyen faizinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
.../...
Davacı taraf, davalılar aleyhine haksız rekabete dayalı olarak açtığı tazminat davasında, dava dilekçesi ile faiz talebinde bulunmamış olup, 09.10.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını ıslah ederek dava tarihi olan 10.10.2006 tarihinden itibaren reeskont faizi talebinde bulunmuştur. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne, ıslah tarihi olan 09.10.2008 tarihinden itibaren hüküm altına alacağa faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Davacı işbu davada ise, olay tarihi olan 01.08.2005 tarihinden, yukarıda anılan davadaki ıslah tarihi olan 09.10.2008 tarihine kadar işleyen faizi talep etmektedir. Ancak, davacı İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/652 Esas sayılı dosyasına sunduğu 09.10.2008 tarihli ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmamıştır.
O halde, davacının belirtilen ıslah dilekçesine konu ettiği dönem dışında kalan faiz alacağından zımnen feragat ettiğinin kabulü gerekmektedir. Bunun dışında, dava tarihi ile ıslah tarihi arasındaki faiz istemi de asıl davada değerlendirildiğinden, bu döneme ilişkin de davacının yeniden faiz isteminde bulunması mümkün değildir.
Açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru değil ise de, HUMK'nun 438/son maddesi gereğince sonucu itibariyle doğru olan hükmün gerekçesi değiştirilerek onanması gerekmiştir.
21,15 H · 17,15 PH · 04,00 BK · 15/03/2012- S.C
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7783, K. 2012/697, 24 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama