KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7957 E., 2010/7085 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.11.2007 tarih ve 2004/216-2007/494 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalının ortağı olduklarını, 20.06.2003 tarihli genel kurulun çağrıda belirtilen yer dışında yapılması nedeniyle alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğu iddiasıyla açılan davanın derdest bulunduğunu, taşınmazların muvazaalı şekilde satıldığını, yöneticiler hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, davalı yönetimin hiçbir amacı kalmayan davalı kooperatife salt çoğunluğu elinde bulundurmak amacıyla yeni ortak kaydettiğini ileri sürerek, 20.06.2003 tarihinden sonra davalı yönetim kurulunun ortak alımına yönelik ve diğer tüm kararların butlanla batıl olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların bir kısmının ortaklığı devir ettiklerini, bu davacıların dava açamayacaklarını, diğer davalıların ise eski yönetici ve yakınları olduğunu, hakkında açılan davalar nedeniyle besledikleri husumetin sonucu bu davayı açtıklarını, istifalar olduğunu, ortak sayısına göre İmar ve İskan Bakanlığı’nın arsa tahsisi yapacağını, ortak alımı ve diğer kararların mevzuata uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının yeni ortak alımının ana sözleşme ve genel kurul kararlarına uygun olduğu, kural olarak yönetim kurulu kararlarına karşı doğrudan iptal davası açılamayacağı, öncelikle bu kararlara karşı genel kurula başvurulması gerektiği, genel kurulda çıkacak kararın iptali için dava yolunun mümkün bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7957, K. 2010/7085, 21 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama