KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8233 E., 2012/608 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/02/2010 tarih ve 2008/142-2010/19 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 17.03.2008 günü hesap açtırmak için davalı bankanın Nazilli Şubesine gittiğini, içeride bulunduğu sırada bir kişinin, müvekkilinin elinde bulunan para dolu poşeti alarak hızla bankadan uzaklaştığını, davalı bankanın olay nedeniyle kusurlu olduğunu ileri sürerek, 9.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın bankaya gelen müşterilerine ait parayı koruma konusunda üzerine düşen özen yükümünü gereği gibi yerine getirmediği ancak davacının kişiliğine yönelik bir saldırı olmadığı gerekçesiyle maddi tazminat isteminin kabulü ile 9.000 TL’nın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, sözleşme öncesi kusur hukuki nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından talep olunan tazminatların en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmesine karşın, mahkemece, davacı lehine hükmolunan maddi tazminata, talebi aşar şekilde, avans faizi olarak anlaşılması gereken ticari temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7 maddesine göre kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8233, K. 2012/608, 23 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama