KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8344 E., 2012/1528 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2007/583 - 2007/987
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.05.2009 tarih ve 2007/346 - 2009/196 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından nakliyat emtia taşıma sigorta poliçesi ile sigortalanan emtianın davalının maliki olduğu araç ile taşındığını ve taşıma sonunda eksik olarak teslim edildiğini, meydana gelen hasarın müvekkili tarafından sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek, 7.724 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise aynı olay nedeniyle başka bir poliçeye dayalı olarak ödenen 1.205 TL'nin avans faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olan dava konusu taşıma nedeniyle bir sorumluluğunun bulunmadığını, zira emtianın mühürlü konteyner içinde taşındığını, bu konuda CMR belgesi üzerine de şerh konulduğunu, müvekkili şirketin sorumlu olduğu meblağın CMR Konvansiyonu'nun 23. maddesi uyarınca hesaplanması gerektiğini ve aynı düzenlemenin 27. maddesi uyarınca avans faizi istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşımanın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu, CMR belgesinin üzerindeki özel kaydın davalı lehine bir sorumsuzluk kaydı niteliğinde bulunduğu, dolayısıyla eksik teslim nedeniyle davalının sorumluluğunun olmadığı, ayrıca CMR Konvansiyonu'nun 17/4-c maddesi uyarınca sevk mektubu üzerindeki çekinceden dolayı emtianın gönderen tarafından yüklenmesi, istiflenmesi ve boşaltılması sırasında ortaya çıkan zarardan taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı, bu durumun aksini ispat etme yükümlülüğünün davacı üzerinde olduğu, ancak davacının bunu ispat edemediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8344, K. 2012/1528, 7 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama