KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8449 E., 2012/10537 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu (Kapatılan) Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/03/2010 tarih ve 2009/34-2010/8 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 12.06.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1824 yılında Agnesi Ailesi tarafından makarna üretimi alanında kullanılmaya başlayan ve zamanla tanınmış hale gelen "AGNESİ" markasının gerçek hak sahibi olduğunu, davalının aynı ibareyi kötü niyetle ve müvekkilinin ürünlerinin Türkiye'de pazarlanması için tek satıcılık sözleşmesinin imzalandığı Reve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin müdürü olarak kendi adına tescil ettirdiğini ileri sürerek, davalının müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerinin tespit ve önlenmesini, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin markayı kendi emek ve çabası ile tanıttığını, markaya bu kadar yatırım yapıldıktan sonra açılan davanın kötü niyetli olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı markasının dünya çapında tanınmış bir marka olduğu 556 sayılı KHK'nın 7/1-i maddesi uyarınca sahibi tarafından izin verilmedikçe bir başkası adına marka olarak tescil edilemeyeceği, bu durumda davalı markasının anılan hüküm uyarınca hükümsüz kılınması gerektiği, ayrıca davalının kötü niyetli olduğu ve bu nedenle de markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8449, K. 2012/10537, 14 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama