KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8482 E., 2012/594 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/04/2010 tarih ve 2008/559-2010/150 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ... tarafından Leasing All Risks Sigorta Poliçesi ile sigortalı hidrolik kazık makinesinin sondaj çalışmaları sırasında motor piston başlık yuvalarının kırılması ile hasarlandığını, davalının hasar bedelinin çok altında ödeme yaptığını ileri sürerek, şimdilik 7.000 TL’nin 30/04/2008 ihbar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigorta poliçesinde “beher hasarda makine başına minimum 5000 Euro, hasarın %20’sine muafiyet uygulanacaktır” şeklinde muafiyet hükmünün bulunduğunu, tespit edilen 5.591 Euro hasar bedelinden 5.000 Euro muafiyet tenzili ile kalan 591 Euro karşılığı 1.182 TL’nin sigortalıya ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, emtianın 1.091.999,99 Euro değerinin olması nedeniyle poliçedeki 5.000 Euro muafiyet şartının yerinde olduğu, hasar onarım bedeli olan 5.591,61 Euro’dan muafiyet düştükten sonra kalan 591,61 Euro karşılığı 1.182 TL’nin sigortalıya ödendiği, ancak ödenmeyen %18 KDV’nin talep edilebileceği gerekçesiyle 1.182 TL’nin %18 KDV’si olan 213 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davacının gerçek zararı KDV dahil edilmeden hesaplanmıştır. Oysa, KDV ödeyen ve ödeyeceği muhakkak olan davacının gerçek zararına dahil olan KDV miktarının da içerisinde bulunduğu bedel üzerinden muafiyet düşülüp, bakiye miktarının hüküm altına alınması gerekirken, bu hususun gözetilmemesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
.../...
2010/8482 2012/594
S.2
02/01/2012 KLY
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8482, K. 2012/594, 23 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama