KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8526 E., 2010/11146 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Birleşen dava
- Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2003/94 Esas sayılı dosyası
Karar Metni
686 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06.05.2008 tarih ve 2006/413-2008/187 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ile davalı..., ..., ... vekili ve müdahil vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.11.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalılardan ..., ... ve ... vekili Av.Ahmet Kılıçoğlu, ... avukatı ... ile ihbar olunan AİG Sigorta A.Ş. vekili ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra,
duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda, dava dışı ... isimli şahıs tarafından, satın aldığı üç adet dükkanın, sahte vekaletnameyle işlem yapılması nedeniyle tapu kaydının iptalinden dolayı açtığı davaların sonucunda, müvekkilince toplam (43.030.004.000) TL ödenmek zorunda kalındığını, davaya konu sahte vekaletnamenin davalı noter katibi... tarafından hazırlanıp, noter başkatibi ...’a imzalatıldığını, ...’ın noter, ... Yıldırım’ın ise sahte vekaletnameyi düzenleten kişi olduğunu belirterek, toplam (43.889,14) TL’nın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., ... ve ... vekili, davalı ...’ın vekaletname düzenletirken, üzerinde sahte olduğuna dair hiçbir emare bulunmayan fakat gerçekte kardeşi ... ’a ait olan ve tam bir iğfal kabiliyeti bulunan bir kimlik kullandığını, bu nedenle noter çalışanlarının cezai ve hukuki sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, noterin işlem yapıldığı tarihte senelik izinde olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, olayda birinci derecede kusurun satış akdini gerçekleştiren tapu dairesinde bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı noter yanında davaya müdahale eden AİG Sigorta A.Ş. vekili, sahte nüfus cüzdanını noter düzenlemediğinden zararla noter işlemi arasındaki illiyet bağının kesildiğini, talebin İçişleri Bakanlığı’na yöneltilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... Yıldırım, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, Dairemize ait 27.06.2006 tarihli ilama dayanılarak, olayda kullanılan nüfus cüzdanı aslının bulunamadığından iğfal kabiliyetinin olup olmadığının araştırılamadığı, davalı noter çalışanlarının nüfus cüzdanındaki resimle davalı ...’ın fiziksel görünümünü karşılaştırsaydı sahteliği fark edebilecekleri, davalı Hazinenin olayda bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılardan ..., ...,... ve müdahil AİG Sigorta A.Ş. vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mahkemece (43.030)TL'nın kararda belirtilen tarihlerden itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline dair 17.11.2004 tarihli ilk kararın, davacı vekilince temyiz edilmemesi, mümeyyiz davalılar ile müdahil vekillerinin de bu yöne ilişkin temyiz itirazları reddedildiği halde karar düzeltme yoluna başvurmamaları nedeniyle, hem maddi tazminatın miktarı hem de yürütülen temerrüt faizi yönünden, her iki taraf açısından da kesinleşmiş bulunmasına,
yine dava konusu olayda kullanılan sahte nüfus cüzdanının nüfus müdürlüğünce düzenlendiğine dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı gibi, Mihalıççık Nüfus Müdürlüğü'nün idari soruşturma sırasında kaleme aldığı 24.02.1994 tarihli yazısında, olayda kullanılan 04.06.1982 tarih ve C01 053918 seri numaralı nüfus cüzdanının müdürlüklerince verilmediğinin açıkça bildirilmiş bulunmasına,
ayrıca nüfus cüzdanının bulunamaması nedeniyle iğfal kabiliyetinin olup olmadığının tespiti yapılamamış ise de, nüfus cüzdanını davalı notere getiren ve 1940 doğumlu olup da vekaletnamenin düzenlendiği 09.02.1994 tarihinde 54 yaşında bulunan davalı ...'ın, kendisini nüfus cüzdanında açıkça belirtildiği üzere 1926 doğumlu olan ve anılan tarihte 68 yaşında olması gereken ... olarak tanıttığı dosya kapsamından anlaşıldığına göre, davalı noter çalışanlarının da gerekli dikkat ve özeni göstermiş olmaları halinde bu sahteciliği fark etmelerinin mümkün bulunmasına,
tüm bu durumlar karşısında mahkemece, davalı Hazine'ye olayda atfı kabil bir kusur bulunmadığının ve davalı noter yönünden illiyet bağının kesilmediğinin kabul edilmesinde ve ilk kararda belirtilen meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalılardan ..., ...,... ve müdahil AİG Sigorta A.Ş. vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8526, K. 2010/11146, 2 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama