KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8649 E., 2012/9755 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
618 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/03/2009 tarih ve 2006/274-2009/144 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05.06.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ....ile davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin işyeri paket poliçesi ile sigortalı olduğunu, ilk poliçenin yürürlüğü sırasında meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle gerçekleşen riziko sonucu davacının hasarının ödendiğini, poliçenin ikinci yıl yenilenmesi sırasında işyerine alınan yeni eşyaların listesi yapılarak acente tarafından poliçeye eklendiğini, faturalarının da tevsik edilerek yeni sigorta bedelinin ve primin belirlendiğini,aynı işyerinde 09.01.2005 günü çevre işyerleri ile birlikte tekrar hırsızlık olayı meydana gelmesine rağmen dava tarihine kadar herhangi bir ödemenin yapılmadığını ileri sürerek, 43.800 TL'nın olay tarihinde itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile de faiz istemini avans olarak değiştirmiştir.
Davalı vekili, dava konusu istemlerin sigorta teminatı dışında olduğunu, çalındığı iddia olunan demirbaşların bir kısmının alış faturasının bulunmadığını, bir kısım alış faturalarının ise gerçeği yansıtmadığını, davacının tazminat isteminin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, geçerli ve kabul edilebilir sigorta poliçesine bağlı olarak sigortalanan eşyaların çalınması sureti ile rizikonun gerçekleştiği, ödenmesi gerekli tazminat miktarının 29.126.925 TL olduğu, davalı ... şirketine tebliğ edilen ihtarnameye göre davalının 27.04.2005 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına, avans faizi nisbetinde temürrüt faizi isteme hakkına haiz davacı tarafın dava dilekçesinde yasal faiz istemiş olmasına, bu suretle zımni feragat nedeniyle düşmüş bulunan hakkın ıslah suretiyle kazanılmasının mümkün bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları ile, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, işyeri sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Sigortacı, sigorta ettiren kimsenin gerçek zararını tazmine mecbur olup, sigortalı gerçek zararını usulüne uygun bir şekilde kanıtlamak zorundadır. Bu bağlamda somut olayda mahkemece, tazminat hesabında esas alınan dava dışı Yılmaz Torna San ve Tic. Ltd.
Şti. tarafından kesilen 10.12.2004 tarih ve 18456 no'lu 22.500.000.000.-TL'lik fatura ile ilgili olarak, Tuna Vergi Dairesi'nin mahkemeye gönderdiği cevabi yazıda, mükellefin 31.12.2004 tarihi itibariyle re'sen mükellefiyetinin terk edildiği, sözkonusu faturanın dava dışı şirketin dönem beyanında beyan edilmediği, 2004/12. dönem KDV beyannamesinin de matrahsız olarak verildiğinin bildirildiği, yine aynı Vergi Dairesi'nin 27.5.2006 tarihli yazısında da dava dışı şirketin uğraş konusunun tornacılık olduğu, 12.05.2005 tarihli yoklama ile 7-8 aydır adreste faaliyetinin olmadığının tespit edildiği,
2004/7. aydan itibaren KDV beyanlarının matrahsız verildiği, sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği, vergi ziyaına sebebiyet vermemesi için durumun İstanbul Defterdarlığı'na bildirildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, davacı ile anılan dava dışı şirketin iştigal alanları da gözetilerek anılan faturanın gerçek bir mal alımı ve satımını yansıtıp yansıtmadığı, başka bir deyişle gerçek mal alımını kanıtlamaya yeterli olup olmadığı yeterince ve kuşkuya yer bırakmaksızın araştırılıp belirlenmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken salt bu fatura yönünden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8649, K. 2012/9755, 5 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama