KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8701 E., 2012/9713 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06/04/2010 tarih ve 2008/731-2010/155 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05/06/2012 günde hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av.Burcu Yaman dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi Benkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 30.09.1998 tarihine kadar davalı şirketin ortağı olduğunu, ortak olduğu dönem içerisinde verdiği borç nedeniyle davalı şirketten 21.575.136.935.-TL alacaklı olduğunu, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, takibe vaki itirazın iptaline, %40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ortaklıktan ayrılan davacı ve arkadaşlarının 01.04.1998 tarihli protokolle her türlü hak ve alacaklarını almak suretiyle şirket hisselerini devredip ayrıldıklarını, davacının müvekkili şirketten bir alacağı olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının, davalı kayıtları uyarınca 24.861.46 YTL alacaklı göründüğü, davalının yurt dışı hesaplarından davacıya havalelerin 114.763.53 TL tutarında olduğu, birbirlerine mahsup edildiğinde bir alacağının kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8701, K. 2012/9713, 5 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama