KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/9044 E., 2012/979 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Davacı-karşı davalı
- ...
- Vekili
- AV. ...
- Davalı-karşı davacı
- STİL-SET TEKSTİL SAN VE TİC LTD ŞTİ
- Vekili
- AV. ...
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18/02/2010 tarih ve 2009/778-2010/91 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1999 yılından itibaren davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin büyük hisseli ortağı Mehmet'in ölümü ile yerini eşi Esin'in aldığını, hem Mehmet hem de Esin tarafından şirket kayıtlarının yasaya uygun tutulmayıp hileli işlemler yapıldığını, müvekkilinin bu durumu bildiren ve kâr payı isteyen ihtarname keşide etmesi üzerine şirkete sokulmayıp tehdit edildiğini ve ortaklıktan çıkarılmaya çalışıldığını ileri sürerek, davalı şirketin haklı nedenlerle fesih ve tasfiyesine karar verilmesini, müvvekiline ödenmesi gereken kâr payı ve tasfiye payının tespiti ile şimdilik 6.000 TL kâr payı alacağının temerrüt faiziyle birlikte tahsilini, tasfiye payının tasfiye sonucuna göre ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuş, karşı davada ise davacı-karşı davalının müvekkili şirkette binde bir oranında pay sahibi olduğunu, huzursuzluk çıkarıp şirketin itibarını zedeleyici davranışlarda bulunduğunu ileri sürerek, davacı-karşı davalının TTK'nun 551/3. maddesi uyarınca ortaklıktan çıkarılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden; ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıkların meydana gelmesinde asıl davanın davacısı ... kusurlu görüldüğünden, davacının kendi kusurlu davranışından kendi yararına sonuç çıkaramayacağına dair genel hukuk prensibi gözönüne alınarak, davacının şirketin feshi talebinin ve önceki gerekçeler kapsamında kâr payı ödenmesine ilişkin talebinin yerinde olmadığı; karşı davanın ise, TTK'nun 551/3. maddesinde belirtildiği şekilde ortaklıktan çıkarılmaya dair sayılan haklı nedenleri mevcut olduğu ancak yasal zorunluluk gereğince şirketlerin en az iki ortaklı olması gerektiğinden kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, ayrı ayrı davalırın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
.../...
-2-
Davalı-karşı davacı · 21,15 H · 17,15 PH · 04,00 BK Davacı-karşı davalı · 34,30 P · 21,15 H · 13,15 İADE · 02/02/2012-S/E
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/9044, K. 2012/979, 30 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama