KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/9321 E., 2012/11356 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
631 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15.04.2010 tarih ve 2010/16-2010/79 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26.06.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, DUCK AND COVER markası altında hazır giyim tasarımı, üretimi ve dağıtımı ile uğraşmakta olan, ürünleri dünya çapında pazarlanan müvekkilinin DUCK AND COVER markasının ilk defa Birleşik Krallık’ ta 04.11.1995 tarihinde ve hâli hazırda da 25 ülkeyi kapsayacak biçimde OHİM nezdinde tescillerinin bulunduğunu, anılan markanın yoğun kullanım sonucu ayırt edici ve tanınmış hâle geldiğini, müvekkilinin anılan marka yanında DAC, D.A.C. ve D ibareli markalarının da bulunduğunu, müvekkilinin Birleşik Krallık’ taki yerel 03.07.1996/2104198 sayılı tescili mesnet alarak 27.05.2005 tarihinde WİPO nezdinde 25. sınıftaki giyim eşyası,
ayak ve baş giysileri emtiaları için 864549 sayı ile tescil ettirdiği D.A.C. ibareli markanın Madrid Protokolü hükümlerine göre Türkiye’ de de tescili için yapmış olduğu başvurusunun, DAC DAC ibareli 15.05.1997/183404 sayılı marka mesnet alınarak YİDK tarafından 2006/M-3870 sayılı karar ile reddedildiğini, oysa başvuru konusu işaret ile redde mesnet marka arasında ilk bakışta fark edilebilecek derecede güçlü bir benzerlik bulunmadığını, D.A.C. markasının, DUCK AND COVER ibareli markanın ilk harflerinin kullanılmasıyla oluşturulmuş bir kısaltma olduğunu,
müvekkili tarafından DUCK AND COVER markası ile birlikte kullanılmak suretiyle ayırt edicilik kazandığını ileri sürerek TPE YİDK tarafından 2006/M-3870 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya aykırı olmadığını, savunarak davanın reddine talep etmiştir.
Mahkemece, bozma kararı sonrası alınan bilirkişi raporuna göre yargılama konusu işaret ve marka bakımından her ikisinde de ayırt ediciliğin D.A.C./DAC DAC sözcükleri ile sağlandığı, başvuru konusu işaretin ayırt ediciliğini temsil eden sözcüğün de DAC veya DAK biçiminde yazılıp okunacağı, noktalama işaretlerinin ayırt ediciliğe ve okunuşa bu yönden bir farklılık kazandırmasının mümkün olmadığı, marka ile işaret arasındaki fonetik benzerliğin, ilk bakışta hemen algılanabilecek seviyede bulunduğu, zira her ikisinde esas unsuru oluşturan kelimelerin benzer biçimde okunan hece ile harf sayılarının aynı olduğu,
dolayısıyla davacı başvurusunun konusu olan D.A.C. işaretinin, redde mesnet dava dışı şahsa ait öncelik hakkına sahip, DAC DAC, ibareli marka ile görsel, anlamsal, biçimsel, fonetik ve umumî intiba itibariyle benzer mahiyette bulunduğu, alıcıya sunulan ürünlerin taşıdığı D.A.C. ibaresini taşıyan işaretin, alıcının almayı düşündüğü malları simgeleyen DAC DAC ibareli markanın alıcının belleğinde bıraktığı görsel ve şekilsel izlenim ile kulağında kalan sesle aynı etkiyi doğurduğu,
alıcının davacı tarafından sunulan malı, almayı düşündüğü ürün zannedebileceği, davacı vekili müvekkilinin DUCK AND COVER markasının İngiltere’ de en iyi genç giyim markaları sıralamasında üçüncü sıraya yükseldiğini ve DUCK AND COVER markasının kısaltılması ile yaratılan D.A.C markasının da tüketici nezdinde tereddüde yer bırakmadan müvekkiline aidiyetinin anlaşılabildiğini iddia etmiş ise de, D.A.C. ile DUCK AND COVER ibarelerinin ayırt edici unsurlarının aynı olmasından da söz edilemeyeceği,davacının sunduğu deliller kapsamından D.A.C. ibareli markayı değil DUCK AND COVER ibareli markayı kullandığının anlaşıldığı,
başvuru konusu işaretin, başvuru ânı itibariyle mutlak ret nedeninden etkilenmeksizin tescile olanak sağlayabilecek düzeyde ayırt edicilik ve tanınmışlık vasfı edinemediği, davacının redde konu 25. sınıf ürünleri içerecek biçimde D.A.C. ibareli veya bununla bir seri sayılabilecek bir marka tescilinin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/9321, K. 2012/11356, 28 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama