KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/9329 E., 2012/11385 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.12.2009 tarih ve 2008/373-2009/279 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26.06.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 27 Kasım 1954 tarihinde davalının bir şubesi olarak faaliyette bulunmak üzere kurulduğunu, kuruluşundan kısa bir süre sonra davalının muvafakati ile davalıdan ayrılarak 30 yılı aşkın süredir bağımsız şekilde faaliyetini sürdürdüğünü, müvekkilinin “İzmir TAD” olarak tanındığını ve marka olarak kullandığı logosuyla zihinlerde yer ettiğini, bu nedenle uzun yıllar boyunca kullanarak davalının logosuna nazaran ayırt edici vasıf kazandırdığı markasını 41. sınıfta tescil ettirmek üzere 07.03.2007 tarihinde TPE’ye başvuruda bulunduğunu,
ancak başvurunun diğer davalının markası nedeniyle 556 sayılı KHK’nin 7/1-b maddesi gereğince kısmen reddedildiğini, müvekkilinin dava konusu markayı kullanması ve tescilini istemesinin dürüstlük kurallarına tamamen uygun olduğunu, müvekkili tarafından tescil isteminden önce başvuru konusu markanın kullanılarak ona ayırt edici vasıf kazandırıldığını, bu nedenlerle davalı Kurum tarafından anılan KHK’nin 7/1-b maddesi gereğince verilen ret kararının isabetli olmadığını ileri sürerek, davalı TPE YİDK’nun 2008-M-5487 sayılı ret kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, başvuruya konu marka ile redde mesnet markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, bu nedenle müvekkili tarafından alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Dernek, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tescili istenen “... İzmir Turkish American Association tad aa şekil” işaretinin redde mesnet marka olan “...
Turkish American Association tad taa 1951 şekil” markası ile “eğitim ve öğretim hizmetleri, sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri, spor, kültür, eğlence hizmetleri, dergi, kitap, gazete vb. yayımlama hizmetleri” mal veya hizmetleri yönünden 556 sayılı KHK’nin 7-1/b maddesi gereği aynı ve benzer olduğu, bu kapsamda YİDK kararının isabetli bulunduğu gerekçesiyle davalı TPE yönünden açılan davanın esastan reddine, diğer davalı yönünden davanın 7/1-b maddesine göre açılmış olup, bu durumda diğer davalıya husumet düşmeyeceğinden diğer davalı yönünden husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/9329, K. 2012/11385, 28 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama