KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/9435 E., 2012/1728 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24/12/2009 tarih ve 2006/317-2009/750 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı Amsterdam merkezli İmpekstur ünvanlı acente arasındaki anlaşma uyarınca vadesi gelen borçların müvekkiline havale yoluyla ödendiğini, bu amaçla müvekkili lehine Garanti Bankası Amsterdam Şubesi’nden Garanti Bankası Alanya Şubesi’ne 12.000 Euro tutarında havale gönderildiğini, durumun 01.07.2003 günü saat 15.45’te müvekkiline bildirilmesi üzerine davalı bankaya havalenin kabul edildiğinin ve aynı şubede bulunan hesaplarına aktarılması talimatının verildiğini ancak davalı bankanın müvekkiline ödeme yapmayarak havale edilen meblağı havaleyi gönderen bankaya haksız olarak iade ettiğini ileri sürerek, müvekkilinin mülkiyetine giren anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 01.07.2003 günü dava konusu havalenin davacı adına müvekkili bankaya geldiğini, ancak bu meblağın davacı hesabına geçmeden önce amir banka tarafından iadesinin talep edildiğini, havale gönderen ile alıcısı arasındaki bu sorun nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce karar düzeltme incelemesi sonucunda; BK.nun 461/1 nci maddesi çerçevesinde havalenin havale alıcısının menfaati ve alacağının ödenmesi amacıyla yapılıp yapılmadığı ile havale edenin havaleden dönmesi koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, davacının hesabına intikal etmeden önce “ön ödeme” kaydıyla gönderilen havaleden dönme koşullarının oluştuğu ve davacının dava dışı göndericiden alacağının bulunduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/9435, K. 2012/1728, 10 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama