KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/950 E., 2011/10235 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/03/2009 tarih ve 2006/999-2009/110 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin bankada bulunan (177) no’lu kiralık kasasının 1995 yılında bir müşterinin yaptığı yanlışlık sonucu kırılarak açıldığını, içindekilerin müvekkiline ait olduğunun anlaşılması üzerine müvekkilinin çağrıldığını ve tüm eşyaları tamam olarak (117) no’lu kasanın müvekkiline tahsis edildiğini, 1999 Düzce depreminde davalı bankanın Düzce Şubesi’nin yıkılması üzerine diğer kasaların Bolu’ya taşındığı halde müvekkiline (177) no’lu kasanın kendisine ait ve boş olduğunun bildirildiğini, müvekkilinin kasasının numarasının (117) olduğunu söylemesi üzerine bu kez (117) nolu kasanın kimse adına işlem görmediğinin bildirildiğini,
oysa (117) no’lu kasa anahtarının halen müvekkilinde olduğunu ve bu kasada toplam 11.750 TL. değerinde kişisel mücevheri bulunduğunu ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı adına kayıtlı kasanın (117) no’lu değil, (177) no’lu kasa olup davacıya ait kasa içinde hiçbir kıymetli eşyanın bulunmadığını, kasaların depremden sonra yetkili makamlar huzuru ile açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin 01.05.2006 tarihli bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının elinde bulunan 117 nolu anahtarın yapılan bilirkişi incelemesi ile davalı bankanın orijinal emanet kasa anahtarı olduğunun anlaşıldığı, davalı banka tarafından, emanet kasa içinde bulunan eşyanın korunmasının taahhüt edildiği halde bunun yerine getirilemediği, davacının kasa içinde bulunan altınlarının değerinin kuyumcu, sarraf ve mücevherciler derneğinden gelen yazı ile tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 11.750 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, kiralık kasa sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup davalı bankanın harçtan muaf olduğu gözetilmeksizin mahkemece davalı aleyhine karar ve ilam harcına hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın H.UM.K.'nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/950, K. 2011/10235, 12 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama