KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/9612 E., 2012/1566 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Davacılar
- 1-...
Karar Metni
521 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
2-... VEKİLİ : Av. ... 3-... VEKİLİ : Av. ...
Taraflar arasında görülen davada Ünye Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.04.2010 tarih ve 2009/308-2010/468 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacılardan ...'nun babası Ziya Muslu'nun 05.12.2007 tarihinde davalı bankadan kredi çektiğini, diğer davacıların kefil olduklarını, bankanın kredi sözleşmesine istinaden Ziya Muslu'ya hayat sigortası yaptığını, gerekli masrafları da aldığını, ancak kredi çekildiği sırada davaya konu 05.12.2007 hayat sigortaları başvuru formunun düzenlenmediğini, Ziya Muslu'nun 05.12.2008 tarihinde vefat ettiğini, poliçe başlangıç tarihinden önce var olan hastalığın gizlendiği gerekçesiyle borcun sigorta şirketi tarafından karşılanmadığını,
fotokopisi ibraz olunan hayat sigortaları başvuru formundaki imzanın Ziya Muslu'ya ait olmadığını ileri sürerek sahte olarak düzenlenmiş bu belgeye istinaden davaya konu kredi borcundan sorumlu ve borçlu olmadıklarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan ihtilaf nedeniyle husumetin ilgili sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiğini, sigorta sözleşmesinin tarafı olmayan kredi sözleşmesi kefillerinin davada taraf ehliyetlerinin bulunmadığını, müteveffanın sigorta ilişkisi kurulmadan önce larinks kanseri hastası olmasına rağmen bu hastalığını beyan etmeyerek hayat sigortaları genel şartlarına aykırı davrandığını, kredi borçlusunun kanuni mirasçıları ile müşterek müteselsil kefillerin krediden kaynaklanan borçtan sorumlu olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; 05.12.2007 tarihli kredi hayat sigortaları başvuru formu altındaki imzanın ölü Ziya Muslu'ya ait olup olmadığının tesbiti için belge aslının davalı bankadan istendiği, davalı bankanın bu belgenin aslının olmadığını bildirdiği, böyle bir belge düzenlenmediğinin anlaşıldığı, aslı olmayan veya esasen hiç var olmayan bir belgenin müteakip işlemlerde esas alınamayacağı gerekçesiyle 05.12.2007 tarihinde düzenlendiği beyan edilen kredi hayat sigortaları başvuru formu altında bulunan imzanın Ziya Muslu'ya ait olmadığına ve hükümsüz olduğuna karar verilmiştir.
..../...
2010/9612 2012/1566
S.2
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, kredi borçlusunun mirasçısı ile kefiller tarafından açılan kredi borcundan murisin hayat sigortası sebebiyle sigorta şirketinin sorumlu olduğu yolunda oluşan muarazanın giderilmesi ve menfi tespit davasıdır. Davacılar, kredi nedeniyle borçlu olmadıklarını ileri sürmeyip bu borcun murisin hayat sigortası bulunması sebebiyle dava dışı sigortadan tahsil edilmesi gerektiğini, bu sebeple bankaya borçlu olmadıklarının tespitini talep etmişlerdir.
Mahkemece, sigorta akdi yapılmadan evvel düzenlenen beyan formundaki imzanın murise ait olmadığı gerekçesiyle beyan formunun hükümsüzlüğüne karar verilmiş olup, davacıların beyan formunun hükümsüzlüğü yönünde bir talebi bulunmadığı gibi kredi borcu nedeniyle davacıların bankaya borçlu olup olmadıklarına dair hüküm de kurulmamış, taraflar arasındaki bu konuda oluşan muaraza da giderilmemiştir.
Bu nedenle, davacıların talebi göz önüne alınarak olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulması gerekirken davacıların talebi ile ilgili olmayan ve infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden taraflar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
27.02.2012-Y.K
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/9612, K. 2012/1566, 8 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama