KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/964 E., 2011/10618 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19/11/2009 tarih ve 2009/394-2009/429 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin çeşitli plastik ve metal ürün üretim ve satışı ile iştigal ettiğini, ticari performansından yararlanarak haksız kazanç elde etmek isteyen sektördeki bazı firmaların müvekkiline ait ürünleri taklit yoluyla üreterek haksız rekabet fiiline başladıklarını, davalının da haksız rekabet içeresin de olan firmalardan birisi olduğunu, müvekkili tarafından üretilmekte olan malların parakende alacıları olan tüketicilerin normal içtimai durumu, bilgi ve ayırt etme seviyesi gözönünde tutulduğunda, davalı tarafından taklit yoluyla üretilen ürünlerin müvekkili şirket ürünü yerine satın alınmakta olduğunu,
bu nedenle yanıltıcı ve aldatıcı taklit eyleminden müvekkilinin maddi, manevi zarar gördüğünü, ticari kazanç ve saygınlığının zedelenmekte olduğunu, müvekkil şirket kataloglarında 133 kod no ile gösterilen sabunluk davalı tarafça 0120 katalog kod ile gösterilerek aynen taklit yoluyla üretilip pazarlandığını ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin önlenmesine, taklit ürünlerine ait kalıpların ve taklit ürünlerinin imhasına, şimdilik 4.000.-YTL maddi, 2.000.-YTL. manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın yetki ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “davada Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesini gerektirecek 5846 sayılı Kanun ile 551, 554, 555, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerden kaynaklanan bir isteme yer verilmemiş olması ve davacı adına tasarım tescillerinin bulunmadığının da sabit olması nedeniyle genel hükümlere dayalı olarak taklide karşı korunma istenmesinden dolayı bu davada ihtisas mahkemesi görevli olmayıp ticaret mahkemesinin görevli olduğu” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, mahkemenin görevsizliğine, talep halinde dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/964, K. 2011/10618, 20 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama