KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/9809 E., 2012/2102 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
598 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/01/2010 tarih ve 2004/389-2010/2 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Ufuk İnşaat Taah. Ltd. Şti. tarafından yapımı üstlenilen telekom ve telefon şebeke inşaatı işinin müvekkili nezdinde "İnşaat Montaj ALL Risks Poliçesi" ile sigortalı olduğu dönemde davalı şirket tarafından yürütülmekte olan kanalizasyon şebeke inşaatı sırasında yaklaşık 371 metrelik Telekom yeraltı kablo kanalına zarar verilmesi nedeniyle müvekkili tarafından sigortalısına 5.932.000.000 TL ödendiğini ileri sürerek, sözkonusu hasar bedelinin davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, işe başlamadan önce ve iş devam ederken tüm kurumlara yazılar göndererek gerekli plan, proje ve ekipman istediğini, hasardan dolayı kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma , bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 4.449,00 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı nezdinde inşaat montaj rizikolarına karşı sigortalı telekom ve telefon şebeke inşaatına davalı tarafından verilen zarar nedeniyle meydana gelen hasara ilişkin olarak ödenen bedelin davalıdan rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Davacının sigortalısı olan Ufuk İnşaat Taahhüt Nak.Ltd.Şti. Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin müteahhidi olarak üstlendiği işi yerine getirdiği 24.09.2001 tarihinde davalı şirket tarafından yürütülen kanalizasyon şebeke inşaatı sırasında Bismil İlçesindeki telekom yer altı kablo kanalına zarar verilmesi nedeniyle davacı ... tarafından sigortalıya yapılan ödemeye dayalı olarak açılan işbu davada,
dava dışı iş sahibi Türk Telekomünikasyon A.Ş. tarafından gönderilen 27.02.2007 tarihli yazıda Mega İnşaat’ın kazı çalışmaları sırasında Türk Telekom’a ait yer altı kablolarına hasar vermesi nedeniyle açtıkları tazminat davasının Bismil Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/247 Esas sayılı dosyası üzerinden devam ettiği bildirilmiştir.Mahkemece, Bismil Asliye Hukuk Mahkemesinin anılan dosyası incelenmek üzere istenmiş olup, dosya geldiğinde davacının Türk Telekom, davalının Mega İnşaat A.Ş. olduğu, davanın telekom hattına verilen zarardan kaynaklanan tazminat davası olduğu hususları tutanağa geçirilerek dosyanın iadesine karar verilmiştir.
Davalı taraf, davaya konu hasarla ilgili olarak Türk Telekom A.Ş. tarafından davalı şirkete karşı 10’dan fazla davanın açıldığını ve bu davaların birleştirilerek görülmesi sonucu hasar bedellerinin ödenmesine karar verildiğini, Bismil Asliye Hukuk Mahkemesinin kararına dayalı olarak ödemede bulunulduğunu, yapılan ödemenin içinde işbu davaya konu hasarın da olduğunu, ödemede bulunulan hasar ile işbu davaya konu hasarın aynı olup olmadığının incelenmediğini ileri sürmüştür.Mahkemece,
Bismil Asliye Hukuk Mahkemesine ait dava dosyası getirtilmiş ise de işbu davaya konu hasarla ilgili olarak Türk Telekom tarafından anılan mahkemede davalı şirkete karşı açılmış ve birleştirilmiş bir dava olup olmadığı incelenmemiştir.Bu durumda öncelikle mahkemece davalının bu iddiası üzerinde durularak davaya konu hasarla ilgili olarak davalıya karşı Türk Telekom tarafından açılan bir dava olup olmadığı,
açılmış bir dava varsa o davaya konu alacağın işbu dava davacısı sigorta şirketinin sigortalısına yaptığı hasar bedeline ilişkin olup olmadığı hususlarının araştırılarak sonucuna göre aynı hasarla ilgili olarak davalı açısından mükerrer ödeme teşkil edecek bir durumun gerçekleşip gerçekleşmediğinin açıklığa kavuşturulması gerekirken anılan yön üzerinde durulmaması doğru görülmemiş, kararın öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/9809, K. 2012/2102, 16 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama