KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/9843 E., 2012/2037 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.07.2009 tarih ve 2008/681 - 2009/472 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın Güneşli Şubesi tarafından ölü şahıs olan Osmanoğulları İhtiyaç Tüketim Malzemeleri - ...'a çek karnesi verildiğini, müvekkili şirketin de bu kişinin keşidecisi gözüktüğü 05.05.2008 tarihli (10.530) TL bedelli çek dolayısıyla zarara uğradığını, keşideci hakkında davalı bankaya sorulduğunda olumlu referans verildiğini ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin gerekli özeni göstererek resmi kurumların düzenledikleri belgelere istinaden çek karnesi düzenlediğini, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, ayrıca çek borçluları hakkında takip yapıp acizlerini tespit ettirmeden zararını müvekkili bankadan isteyemeyeceğini savunark, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının ancak çek keşidecisinden alacağını tahsil imkanı kalmaması halinde çeki veren davalı bankadan zararının tahsilini isteyebileceği, somut uyuşmazlıkta da keşideciye veya ölmüş ise mirasçılarına karşı hiçbir yasal yola başvurmayan davacının henüz zararının gerçekleşmediği gerekçesiyle zamansız açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ölü kişi adına düzenlenen sahte belgelere dayanarak çek karnesi veren davalı bankanın bu eyleminden dolayı uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan nüfus kayıt örneğine göre davalı banka tarafından adına çek hesabı açılan ..., 04.08.1999 tarihinde ölmüştür. Çek karnesi ise bu kişi adına düzenlenen 30.11.2005 tarihli nüfus cüzdanı örneği ile 2007 tarihli ikametgah ilmühaberi, vergi levhası ve imza beyannamesine dayanılarak verilmiştir. Dolayısıyla çek keşidecisi olarak ismi geçen kişinin, çek karnesi verilme tarihinde ölmüş olmasına rağmen bu kişinin kimlik bilgileri kullanılmak suretiyle, sahte bir başvuru sonucu davalı bankaca, sahtecilik yapanlara çek karnesi verilmiştir. Bu durumda adına çek karnesinin düzenlendiği tarihte ölmüş olan bir kişinin veya mirasçılarının herhangi bir eylemi ve dolayısıyla da sorumluluğu söz konusu olamayacağından, davacıdan da bu kişiler aleyhine yasal yollara başvurması beklenemez.
O halde mahkemece davanın bu nedenle reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/9843, K. 2012/2037, 16 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama