KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10161 E., 2012/17877 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.02.2011 tarih ve 2010/129-2011/62 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin deniz taşıma sözleşmesinden kaynaklanan navlun ücretinin tahsili için başlatılan takibe davalının haksız ve kötü niyetle itiraz ettiğini ileri sürerek, takibe yapılan itirazın iptali ile %40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, navlun ücretinin alıcı firmaya ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma ve bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, konşimentoda yer alan “FREİGHT PREPAİD” kaydının navlun ücretinin yükleten tarafından peşin ödendiği anlamına geldiği, ancak davalı tarafından dava konusu navlunun peşin ödendiği savunmasının yapılmamış olması karşısında, navlun bedelinden davalının sorumlu olduğu sonucuna varılamayacağı, dosyada bulunan mühürsüz ve imzasız yükleme noktası faksı davalı tarafından kabul edilmediğinden bu belgeye de değer verilemeyeği, davalının navlun bedelinden sorumlu olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, navlun alacağına ilişkin olup, Dairemizin 14.04.2009 tarihli ve 362/4604 sayılı bozması navlun bedelinin kim tarafından ödeneceğinin belirlenmesine ilişkindir. Davada, davalı, navlun bedelinin alıcı tarafından ödenmesi gerektiğini ve konişmentodaki "freight prepaid" kaydının sonradan eklendiğini savunmuş, ancak bu savunmalarının kanıtlayamamıştır. Dairemiz bozmasından sonra mahkemece alınan bilirkişi heyeti raporunda da, navlun bedelinin davalı tarafından ödenmesi gerektiğine işaret olunmuştur. Hal böyle iken Dairemizin bozmasına yanlış anlam verilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10161, K. 2012/17877, 12 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama