KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10245 E., 2012/16313 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.12.2010 tarih ve 2010/209-2010/384 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 10.201,87 TL navlun bedelinin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiğini, yetki itirazının haksız olduğunu, 24/12/2007 tarihli ihtarname ile davalının borcunu ikrar ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile dava dışı ihracatçı firma arasında deprem evi ve yapı malzemelerinin taşımasının yapılarak, malların limanda teslimi hususunda anlaşma yapıldığını, bu kapsamda kara nakliye yüklemelerini yapan davacının haksız olarak vadesi gelmeyen bakiye alacak sebebiyle konteynırları alıkoyduğunu ve alıcıya teslim etmediğini, vadesi gelen tüm bakiyelerin davacıya ödendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, itirazın iptali davasının takip borçlusuna karşı açılabileceği, oysa davacının takip dosyasının borçlusu Transshipping Ulus. Taş. ve Loj Destek Hizm. Ltd. Şti. aleyhine değil ..., Transshipping Ulus. Taşımacılık, TS Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Destek Hizmetleri aleyhine dava açtığı, bu nedenle davalı olarak gösterilen kimsenin pasif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma ilişkisinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile pasif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, dosya içerisinde yer alan icra takip dosyasında borçlu olarak gösterilen limited şirkete ödeme emrinin tebliği için çıkarılan tebligatın bila tebliğ dönmesinden sonra, 18.06.2008 tarihinde, alacaklı vekilinin icra takip dosyasına beyanda bulunarak davalı tarafça verilen 17.06.2008 tarihli beyannameyi sunarak maddi hatayı düzelttiği ve beyannamede belirtilen adrese çıkarılan tebligatın usulüne uygun olarak tebliğ edilmesinden sonra borçlu davalının takibe itiraz ettiği anlaşılmaktadır.
Borçlunun, gerek icra takibine itirazında gerekse yargılama aşamasındaki beyanlarında husumeti kabul edip benimsemesine ve davanın icra takip dosyasında borca itiraz edene karşı açılmış olduğunun anlaşılmasına göre, uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken pasif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10245, K. 2012/16313, 16 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama