KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10286 E., 2012/16333 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/04/2011 tarih ve 2009/281-2011/186 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalı nezdinde Ticari/Sınai İşletme Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alındığını, iş yerinde kimliği belirsiz kişilerce etraf dağıtılarak ve hırsızlık yapılarak zarar meydana geldiğini, davalı tarafından 22.813,29 TL ödemenin yapıldığını, olay sonucu ortaya çıkan hasarın ödeme yapılan miktarın çok üstünde olduğunu, müvekkilinin poliçede ve genel şartlarda belirtilen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ileri sürerek eksik kalan zarar miktarından şimdilik 8.000,00 TL'nın olayın meydana geldiği tarihten itibaren ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tazminat ödemesinin yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sigorta poliçesinde teminat altına alınan değerlerin sigorta bedelleri, işyerindeki hasar miktarı, poliçe gereği sigortacının sorumlu olduğu miktar (hasarın %80'i) ve %2 muafiyet tenzilinden sonra davacıya yapılan ödemenin yeterli olduğu ve başka alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticari/sınai işletme sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Ekspertiz raporuna göre hasarın yakın nedeninin kötüniyetli hareketler ve hırsızlık olduğu, nitekim bu fiiller sonucu ortaya çıkan demirbaş ve bina hasarları ile hırsızlık sonucu oluşan zararın hesaplanarak davacıya 22.813,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece keşif yapılması sonucu düzenlenen 15.07.2010 tarihli bilirkişi raporunda, keşif esnasında mahallinde bulunmayan eşyaların hesaplamalara dahil edilmediği belirtilmiş olup, davacı vekilinin bu rapora itirazı ve poliçede iş durmasının da teminat altına alındığı dikkate alındığında, mahkemece, ekspertiz raporu ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkiler de gözönünde bulundurulup davacının gerçek zararının tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10286, K. 2012/16333, 16 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama