KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10533 E., 2012/17642 K.·(Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 46. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/04/2011 tarih ve 2011/90-2011/139 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Tasfiye Halinde Dereli Yatçılık ve Gemi Yapım Sanayi ve Ticaret A.Ş. ortaklarlının 29/04/2008 tarihinde yapmış oldukları Olağan Genel Kurul toplantısı ile şirketin tasfiyesine karar verildiğini, ve tasfiye memuru olarak davalının atandığını, kararın Ticaret Sicil Gazetesi'nde de yayınlandığını, ancak şirketin müvekkiline Uluslararası Ticaret Odası’nın Tahkim Kararları ve bu kararlara ilişkin tenfiz kararları uyarınca borçlu olduğunu, bu nedenle tasfiye sürecinin tamamlanmasının yasaya aykırı olduğunu belirterek şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, şirketin tasfiye işlemlerinin usulüne uygun olarak gerçekleştirildiğini, bu durumun bir mahkeme kararı ile onaylandığını, yasal ilanlara rağmen davacının alacağını tasfiye masasına yazdırmamasının kendi hatası olduğunu, müvekkilinin söz konusu tahkim kararlarından haberi olmadığını, ayrıca tasfiye sona erdiğinden müvekkilinin davalı sıfatının bulunmadığını, davacının yabancılık teminatı yatırması gerektiğini ve dava dilekçesinin HUMK'nun 187. maddeye aykırılıklar teşkil ettiğini savunarak davanın davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin tasfiye süresince yetki ve sorumluluğunun bulunmadığını, dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu olan ve ihyası talep edilen şirketin davacıya Uluslararası Ticaret Odası’nın Tahkim Kararları ve bu kararlara ilişkin tenfiz kararları uyarınca borçlu olduğu, bu borcun tasfiye dışı kaldığının sabit olduğu, bu alacaktan haberdar iken tasfiye işlemlerinin yapılmasının doğru olmadığı, alacağın tahsili için açılacak davalarda taraf teşkilinin sağlanabilmesi açısından davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve yargılama giderlerinin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Davalılar vekilleri, kararı ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava Anonim Şirketin İhyasına ilişkin olup, davalı ...'nun davada yasal hasım olması sebebi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması doğru görülmeyip hükmün bu nedenle davalı ... yararına bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden davalı ... yararına düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10533, K. 2012/17642, 7 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama