KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10801 E., 2013/14476 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
493 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14.06.2011 tarih ve 2011/22-2011/332 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.06.2013 günde başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davalı şirket temsilcisi Ahmet Zühtü Kuşaul ile davalı şirket vekili Av....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 10.12.2004 tarihli sözleşme uyarınca davalının, davacı tarafından üretilen taze ve şoklu piliç eti ve diğer ürünleri depolama ve muhafaza yükümlülüğünü üstlendiğini, davalıya ait depoda muhafaza edilen ürünlerden 22.501 kg. ve 700 kg.'lık partiler halinde sevki yapılan emtianın müvekkiline 12.05.2005 tarihinde intikal ettiğini, 13.05.2005 tarihinde yapılan kontrolde ürünün bozuk ve tüketilmesinin sakıncalı olduğunun belirlendiğini, söz konusu bozuk ürünün sevk irsaliye tarihlerinin 04.05.2005 ve 09.05.2005 olmasına rağmen fiili sevk tarihin 12.05.2005 olduğunu, doğan zarardan davalının sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, 54.123,29 TL’nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu emtianın bozulmasının sebebinin saklama kusuru değil, malın baştan bozuk olması ya da teslim sonrası nakliyesi gibi davacıya ait sebepler olabileceğini, davacı tarafından davalı deposuna bırakılan malların şoklanmış vaziyette teslim alınıp aynı şekilde muhafaza edilerek kendilerine teslim edildiğini, bu şekilde teslim alınan malların kontrol edilmesinin olanaksız olduğunu, bu durumun sözleşmenin 3.2. maddesinde açıkça yazılı bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemize ait 06.05.2010 tarihli ilama dayanılarak, 10.12.2004 tarihli sözleşme uyarınca davalı şirkette şoklanarak depolanan ve muhafaza edilen bazı ürünlerde bozulmalar meydana geldiği, mevcut zararın 54.123,29 TL olduğu, sözleşmenin 3.2. maddesinde "kiralayan gelen malın bozuk olup olmadığı ile ilgilenmez ve sorumlu tutulamaz" hükmü yer almakta ise de, bunun mutlak bir sorumsuzluk kaydı olmayıp, tam tersine depolanacak malın depolama safhasına kadar bozulması, başka bir anlatımla malın başlangıçta bozuk gelmesi ile ilgili bulunduğu,
kaldı ki aynı maddede kiralayanın gelen malın ısı derecesini kontrol edip sevk irsaliyesine yazabileceğinin belirtildiği gibi, yine sözleşmenin 3.7. maddesinde "muhafaza için kiracı tarafından gönderilen piliç eti ürünlerinin kiralayan karkas ısılarını ölçer, bu ölçüm sonucunda 12 derecenin altındaki ısıda tespit edilen piliç eti ürünlerini kiralayan kiracıya iade eder" hükmü bir arada değerlendirildiğinde, gelen malın depoya alınmadan önce muayene mükellefiyetinin kiralayana ait olduğunun anlaşıldığı, esasen varılan bu yorum tarzının Borçlar Kanunu'nun 474. maddesine de uygun bulunduğu,
davalının dava konusu ürünlerin usulüne uygun muhafaza edildiğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 54.123,29 TL'nin 10/06/2005 tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10801, K. 2013/14476, 8 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama