KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10821 E., 2013/12800 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada...1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/02/2011 tarih ve 2008/390-2011/28 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı Banka vekili tarafından istenmiş olup, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 18/06/2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı ...
A.Ş....Şubesi vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, uzun süreden beri davalı bankanın müşterisi olan müvekkilinin işlemlerini çalışanı diğer davalının yaptığını, kendisine güvenilen davalı çalışanın 20.07.2007 tarihinde müvekkiline telefon açarak 22.07.2007 tarihli genel seçimleri nedeniyle USD'nin değer kazanacağını bildirmesi üzerine hesabın yabancı paraya çevrildiğini, YTL'ye ihtiyacı olduğundan 5.000 TL fon alınmasını istemesi nedeniyle hesabın 40.000 USD olarak çevriminin yapıldığını, artan 440.00 TL'nin kendisine ödendiğini, daha sonra bu çalışanın müşteri hesaplarında yolsuzluk yaptığını duyduğunu, başvuruya rağmen hesaptaki parasının ödenmediğini, davalı çalışanın ceza yargılamasında durumu kabullendiğini ileri sürerek, 50.560 YTL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş vekili, davacı beyanlarının çelişkili olduğunu, tüm işlemlerinin imzası karşılığı yapıldığını, hesaplarındaki parayı çektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı banka nezdinde hesabı olduğu, 20.07.2007 tarihi itibariyle 56.000.00 TL'si bulunduğu, diğer davalı çalışanının tavsiyesi üzerine 51.000 TL'nin 40.00 USD'ye çevrildiği, döviz hesabına yatırılmasının kararlaştırıldığı, ancak döviz hesabına işlenmediği, aynı gün TL olarak çıkışının yapıldığı, 5.000 TL'nin davacının talebi ile hesapta bırakıldığı, çıkış yapılan tediye fişinde davacı imzasının yer aldığı, davacının döviz alındığı inancıyla tediye fişini imzaladığı,
işlemi davalı çalışanının yaptığı, yargılandığı ceza davasında başka müşterileri hesaplarında da benzer usulsüz işlemler gerçekleştirdiği, mahkumiyet kararı verildiği, her ne kadar bu karar kesinleşmemiş ise de davalı çalışanın beyanı dikkate alındığında paranın zimmete geçirildiğinin ortaya çıktığı, davalıların birlikte sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Banka vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10821, K. 2013/12800, 18 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama