KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11 E., 2012/20475 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
523 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/06/2010 tarih ve 2007/499-2010/343 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11/12/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 03.05.2006 tarihli ‘Opsiyon Çerçeve Sözleşmesi’ imzalandığını, anılan sözleşme ile belirli bir kıymetin önceden belli bir fiyattan alma/satma hakkı düzenlendiğini, bu kapsamda satan taraf olarak,
bankaya karşı sözleşmeye konu kıymeti belirlenen vadede belirlenen fiyattan alma/satma taahhüdünde bulunduğunu ve karşılığında prim aldığını, davalı bankanın ise, sözleşmeye konu olan kıymeti dilerse belirlenen vade ve fiyattan alma veya satma hakkına sahip bulunduğunu, her bir opsiyon işlemlerinin özel şartlarının ise ‘Opsiyon İşlem Dekontu’ ile belirlendiğini, son olarak taraflar arasında 15.01.2007 tarihli opsiyon işlem dekontu düzenlendiğini, anılan dekont uyarınca müvekkilinin kendisine ait 2.500.000.00 YTL’nin 1.766.784.45 USD karşılığında satın alınması konusunda opsiyon hakkı tanıdığını, Avrupa tipi,
satma opsiyon türünde son bildirim tarihi 14.02.2007 ve bildirim saati 15.00, takas tarihi 15.02.2007 olarak belirlendiğini, bildirimin yazılı olarak müvekkiline yapılmasının kararlaştırıldığını, aksi halde karşı tarafın hakkının düşeceğinin hükme bağlandığını, davalının opsiyon hakkını kullanacağını 15.02.2007 tarihinde yazılı olarak bildirdiğini, hakkının düştüğünü, müvekkilinin 2.502.500.00 YTL’sini 1.766.78.45 USD’ye çevirdiğini, haksız işlem sonucu oluşan kur ile TCMB kuru arasındaki farklılık nedeniyle 45.079.51 YTL zararının doğduğunu ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak,
anılan meblağın haksız işlemin yapıldığı 15.02.2007 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sözleşmede belirlenen yazılı bildirimi vekili babasına yaptığını, faks mesajı çektiğini, telefonunun arandığını, SMS gönderildiğini, faks bildiriminin yazılı bildirim olacağının kararlaştırıldığını, telefonuna ulaşılmaması nedeniyle personelin evine gittiğini, ayrıldığına dair kapıya not bıraktığını, kendisine ulaşılmaması için gayret sarfettiğini, kötüniyetli bulunduğunu, kaldı ki, faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında akdedilen Opsiyon Çerçeve Sözleşmesi kapsamında son olarak davacının, davalı nezdinde bulunan 2.500.000.00 TL’sinin 1.766.784.45 USD karşılığında satın alınabilmesi konusunda Avrupa tipi türünde 14.02.2007, saat 15:00 bildirim, 15.02.2007 takas tarihi olmak üzere opsiyon işlem dekontunun davalı lehine düzenlendiği, sözleşme uyarınca opsiyon hakkının son gün ve saatinde bildiriminin yazılı olarak ilgilisine yapılmasının zorunlu olduğu, davalı bankanın bildirim faks, SMS, ve telefonla bildirdiğini savunmasına rağmen bunu kanıtlayamadığı,
bu hakkın sözleşmeye uygun kullanılmadığı, oluşan davacı zararından sorumlu bulunduğu, işlemin sözleşmeye aykırılık ve haksız işlem mahiyetinde olduğu, temerrüdün olay tarihinde gerçekleştiği ve avans oranın uygulanacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 45.079.51 TL’nin 15.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11, K. 2012/20475, 11 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama