KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11322 E., 2012/17843 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
507 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/03/2011 tarih ve 2008/245-2011/98 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 14.05.1999 tarihli bayilik sözleşmesi ve protokollerin imzalandığını, müvekkili tarafından sağlanan maddi ve teknik ekipman desteği ile davalı şirkete ait istasyonun 2000 yılı başında faaliyete geçerek Selyak Petrol Ürünleri A.Ş.'den ürün almaya başladığını, bu şirketin tüm aktif ve pasifini müvekkili şirkete devrettiğini, davalının müvekkilinden ürün almaya devam ettiğini, bayilik sözleşmesinin 14.05.2009 tarihine kadar uzamasına karar verildiğini ancak 26.12.2007 tarihli ihtarnamesi ile haksız gerekçe ile sözleşmeyi fesh ettiğini,
müvekkilinden ürün alımını durdurarak rakip firma ürünlerini satmaya başladığını, taraflar arasında sözleşme gereği davalının cezai şart ödemesi gerektiğini ayrıca müvekkilinin sözleşme devam edeceği inancı ile bölgede başka bir istasyona yatırım yapmadığını, elde edilecek kardan mahrum kaldığını ileri sürerek şimdilik 100.000.00 USD cezai şart alacağı ile 10.000.00 USD kâr mahrumiyetinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini, haklı fesih nedeni ile de müspet zarar ile cezai şartın talep edilemeyeceğini,ayrıca cezai şartın müspet zararı karşıladığından ikisinin birlikte talep edilebilmesine hukuken imkan olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalının sözleşmenin feshine ilişkin gösterdiği fesih sebeplerinin davalı tarafça ispatlanamadığı, feshin haklı olduğunun bu nedenle iddia edilemeyeceği, işleticilik sözleşmesinde sözleşmenin kısmen veya tamamen ihlal edilmesi halinde veya basiretli bir tacir gibi davranılmayarak kusurlu hareket edildiği takdirde 75.000 USD cezai şart kararlaştırılmış olduğu,
davacının sözleşmeyi haksız olarak fesheden davalı yandan 75.000 USD cezai şart talep edebileceği, sözleşmede aksine hüküm bulunmadığından cezai şart ile birlikte kar mahrumiyeti talebinde bulunabilmesi kar mahrumiyeti zararının cezai şart tutarını aşmasına bağlı olduğundan, davacının sözleşmenin feshi ile bitiş tarihi arasında 438.838 USD kar mahrumiyetinin bulunduğu, 75.000 USD cezai şart miktarı düşüldüğünde 363.838 USD kar mahrumiyeti alacağının söz konusu olduğu gerekçesiyle, ıslah edilen miktar üzerinden 75.000 USD cezai şart alacağının ve 363.838 USD kar mahrumiyetinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart ve kar mahrumiyeti alacağına ilişkindir. Davacı vekili, 100.000 USD cezai şart alacağı tahsilini talep ettiği ve mahkemece davanın kısmen kabulü ile 75.000 USD cezai şart alacağının davalıdan tahsiline karar verildiği halde, reddedilen kısım için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmişse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK.’un 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11322, K. 2012/17843, 12 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama