KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11340 E., 2012/18089 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2012
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
477 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gebze 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/06/2011 tarih ve 2010/941-2011/844 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirket ile davalı Banka arasındaki genel kredi sözleşmesine istinaden davacı şirkete ait araca rehin konulduğunu, davacı şirketin davalı Banka'ya olan kredi borcunu ödemesine rağmen davalı Banka'nın araç üzerindeki rehni kaldırmadığını, ilerleyen süreçte davacı şirketin bir başka borcu sebebiyle rehinli aracın icra marifetiyle satışa çıktığını, davalı Banka'nın icra müdürlüğüne verdiği cevapta 2.000 TL alacağı olduğunu bildirmesi nedeniyle satış bedelinden 2.000 TL'nın davalı bankaya ödendiğini ileri sürerek fazlaya dair haklarını saklı kalarak 2.000 TL'nın 09/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin, davalı bankadaki hesabından keşide edilen ve karşılıksız işlemi gören 4 adet çek ile ilgili davalı Banka'nın sorumluluğu nedeniyle dava konusu edilen meblağ üzerine bloke (rehin) konduğunu, bu işlemin Bankacılık Kanunu'nun 53.maddesi, Çek Kanunu'nun 3. maddesi, Genel Kredi Sözleşmesi'nin 2,3 ve 20. maddeleri ile Taşıt Rehin Sözleşmesi'nin 2. maddesine uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının rehni gerektirir şekilde davalı Banka kayıtlarında görünen herhangi bir borcuna rastlanmadığı, davalının davacıdan icra yoluyla aldığı 2.000 TL'nı haksız olarak tahsil ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.000 TL'nın 09/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, karşılıksız çek nedeniyle bankanın sorumlu olduğu miktarı gerekçe göstererek hesap sahibinin parasına bloke koyması nedeniyle hesap sahibinin istirdat istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak taraflar arasındaki Cari /Katılma/Mevduat Hesabı Rehin Sözleşmesi'nin 1. maddesinde " Gayri Nakdi Kredi Sözleşmelerinden, kontgarantilerden, her türlü borçların teminatını teşkil etmek üzere ve yine rehin verenin Asya Katılım Bankası A.Ş nezdinde krediye ve geri ödemeye ilişkin her türlü taahhüt ve gecikme cezaları, temerrüt, gider vergisi, komisyon, sigorta primleri, takip ve dava masrafları, vekalet ücreti ve benzeri her türlü kredi fer'i borçlarının da teminatını teşkil etmek üzere, gayrıkabili rücu olarak rehnettiğini, bu nedenle belirtilen hesap/hesaplarına blokaj konulmasını kabul,
beyan ve taahüt eder" ibaresi bulunmakla davacı hesabına blokaj konulabileceğini kabul etmiştir. Davalı Banka'nın davacıya verdiği çek yaprakları nedeniyle Çek Yasası'ndan kaynaklanan çek yaprağı başına ödeme yükümlülüğü mevcuttur ve bu ileride davalı Banka'nın riski olarak devam etmektedir.
Bu nedenle çek yaprakları iade edilmediği sürece bankanın ileride doğabilecek bu yükümlülüğü nedeniyle davacı hesabına blokaj koyması sözleşme gereğince mümkün bulunduğundan davanın kabulü yerinde görülmemiş davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11340, K. 2012/18089, 13 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama