KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11389 E., 2012/19005 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.05.2011 tarih ve 2011/29-2011/144 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Mendix” markalı ıslak mendillerini, kendisine ait 2004/03223 nolu Tasarım Tescil Belgesine sahip ambalajlar içinde piyasaya arz ettiğini, davalının bu tasarımı taklit ettiğini ve “Bebex” adlı ürün ambalajının, müvekkiline ait ürün ambalajı ile aynı olduğunu, bu konuda davalı aleyhine Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde açılan dava sonunda, davalıya ait ürün ambalajının tasarımının, müvekkiline ait tasarıma tecavüz oluşturduğunun tespit ve men'ine karar verildiğini, davalı tarafından müvekkilinin endüstriyel tasarımına yapılan tecavüzü nedeniyle,
müvekkilinin piyasada sahip olduğu olumlu imajının sarsıldığını ve tacir kimliğinin zedelendiğini belirterek 5.000.00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan en yüksek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dilekçesinde bahsi geçen ilamın kesinleşmediğini, müvekkilinin davaya konu tasarımının tescili sırasında davacının itiraz etmediğini, faizin dava tarihinden itibaren işleyebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, tespit ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nun 20. maddesi hükmüne göre davalının basiretli bir tacir gibi hareket etmesinin zorunlu olduğu, tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan sosyal ekonomik durumları, ihlalin ağırlığı, hakkaniyet ilkeleri ve mahkeme ilamı gözetilerek, manevi tazminat isteminin yerinde olduğu, davalının eylemi haksız fiil niteliğinde olduğundan, faizin haksız eylemin belirlendiği tarihten itibaren başlayacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 5000.00 TL manevi tazminatın 12.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11389, K. 2012/19005, 23 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama