KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11562 E., 2013/14376 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
633 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.06.2011 tarih ve 2010/188-2011/120 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05.07.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 04/09/2006 tarihinde imzalanan sunuculuk sözleşmesi ile müvekkilinin TV 8 kanalında DERYA GİBİ adlı kadın programını sunmayı üstlendiğini, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiği halde davalının aylık ödemeleri geciktirdiğini, 2006 Kasım ayına ve Aralık ayının yarısına ait ücreti ödemediğini, davalının 36.666,00 TL + KDV olmak üzere toplam 42.265,00 TL borcu bulunduğunu ileri sürerek, 42.265,00 TL’nin 14/12/2006 tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 31.03.2011 tarihli dilekçe ile 15.12.2006 tarihinden itibaren faize hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafından haksız feshi nedeniyle uğranılan zararın tazmini ve cezai şart için İstanbul 1 Nolu Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nde açılan 2007/33 esas sayılı dava reddedilmiş olmakla birlikte bu kararın henüz kesinleşmediğini, bu davanın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, davalının hazırlayıp sunduğu programın 25/05/2004 tarihinden itibaren TV 8 adlı kanalda yayınlandığını, bu ilişkinin 2,5 yıla yakın süre ile şifahi sözleşme kapsamında sürdüğünü, daha sonra 04/09/2006 tarihinde yazılı anlaşma yapıldığını,
anlaşma gereğince davacının sözleşme konusu televizyon programını hazırlayıp sunduktan sonra serbest meslek makbuzu keserek ödeme talep edeceğinin hükme bağlandığını, mevcut gecikmenin müvekkil şirketten değil davacının serbest meslek makbuzu kesmesindeki gecikmeden kaynaklandığını, müvekkili şirketçe defalarca dava konusu bedelin ödenmesi için davacıya bildirim yapıldığını ve bu hususun çekilen ihtarlarda da dile getirildiğini,
sözlü ve yazılı anlaşma döneminde genellikle davalının bu gibi gecikmelere itiraz etmeksizin tüm ödemeleri almasından dolayı oluşan teamül nedeniyle sözleşmenin feshedilmeyeceği yönünde müvekkilde güven oluştuğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, cevap dilekçesindeki açıklamalara göre taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle davacının 2006 yılı Kasım ayı ücreti 25.000 TL ile Aralık ayının 15’ine kadar olan döneme ilişkin 11.666,00 TL olmak üzere toplam 36.666,00 TL + KDV’den ibaret alacağın davacıya ödenmediğinin sabit olduğu, davalı taraf sonradan Kasım ayı içerisinde davacıya bazı ödemeler yapıldığını bildirmiş ise de bankadan gelen hesap dökümlerine göre davacının 2006 yılı Kasım ayı ile Aralık ayının 15’ine kadar ki döneme ilişkin ücret alacağı yönünden her hangi bir ödemenin bulunmadığı,
Kasım ayına ilişkin ödemenin taraflar arasındaki uygulamaya ve teamüllere göre Kasım ayı içerisinde değil Aralık ayının ilk 8 günü içerisinde ödeneceğinin öngörüldüğü, dolayısıyla davalının davacıya KDV dahil 42.265,00 TL borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 42.265 TL’nin 14/12/2006 tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece hükmedilen alacağa 14.12.2006 tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiştir. Oysa ki davacı vekili 31.03.2011 tarihli dilekçesi ile 15.12.2006 tarihinden itibaren faize hükmedilmesini talep etmiştir. Bu itibarla davacı vekilinin talebi doğrultusunda 15.12.2006 tarihten itibaren faize karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11562, K. 2013/14376, 5 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama