KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11826 E., 2012/18733 K.·(Şişli 3. Sulh Hukuk Mahkemesi)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2012
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/05/2011 tarih ve 2010/960-2011/485 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı Başak Hayat Sigorta A.Ş.'nin elemanı olduğunu söyleyen dava dışı ...’ün yaptığı hayat sigorta teklifini kabul ederek 28/09/2004 tarihinde davalı sigorta şirketine ait 7004915 nolu kişisel birikim sigortası başvuru formunu doldurduğunu ve aynı tarihte 2.500,00 TL ödediğini, 18/02/2008 tarihinde davalı şirkete sigortasının yapılıp yapılmadığını sorduğunda, teklif formunun ellerine ulaşmadığını, ilgili kişinin temsil yetkisinin bulunmadığını bildirdiklerini, doldurmuş olduğu formun davalı şirkete ait maktu form olduğunu, parayı imza karşılığında teslim ettiği şahsın davalı şirketin kimlik belgesini taşıdığını,
davalı şirketin başvurusunu kabul etmediği gibi ödediği parayı da tarafına iade etmediğini ileri sürerek 2.500,00TL'nin 28/09/2004 tarihinden itiaren en yüksek faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili olan sigorta şirketine herhangi bir ödeme yapılmadığını, dava dışı ...'ün 2004 yılı Şubat ayında acentelerindeki işten ayrıldığını, ödeme yapılmış ise bu kişiden tahsilinin istenebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı ...’ün teklifname düzenlendiği tarihte acente çalışanı olmadığı, iş akdinin feshedilmiş olduğu belirtilmesine rağmen dava dışı acentenin faaliyetinin devamı sırasında basiretli bir tacir gibi davranmadığı, başvuru formu ve acente evrakının kaybı ve kötü niyetli kullanımından sorumlu olduğu, işten ayrılan elemanına ait kimlik belgesini iade almadığı,
bu sebeple 3. şahıs durumunda olan davacının zarara uğratılmasında kusurlu olduğu,davalı sigorta şirketinin, haksız işlem tarihinde acenteliğini sürdüren ve zimmetinde olan başvuru formunun muhafazasında gerekli ihtimamı göstermeyen acentesinin kusurundan zarar görenlere karşı BK. 100. maddesi gereğince sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delilerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı sigorta şirketinin bilirkişi raporuna karşı beyanlarını içeren dilekçesi ekinde ibraz ettiği 04/06/2007 tarihli mektup fotokopisinde davacı tarafından kaleme alınmış şekilde Başak Sigortanın girişimleri üzerine dava dışı ...'ün kendisine davaya konu primlerin iadesi zımnında 5 adet bono veriği, 1 adet bonoyu da ödediği belirtilmiştir. Mahkemece bu mektup konusunda davacı vekiline beyanda bulunmak üzere 10 günlük süre verilmiştir.
Bu süre içinde herhangi bir cevap verilmemiştir. Bu durumda mektupta belirtildiği gibi davacıya verilmiş bonolar bulunup bulunmadığı, verilmişse bu bonolardan ödeme yapılıp yapılmadığı davacı taraftan sorulup bu konuda taraf delilleri değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu husus gözden kaçırılarak hüküm kurulması yerinde görülmemiş davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11826, K. 2012/18733, 20 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama