KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11860 E., 2012/18624 K.·(Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 46. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03/05/2011 tarih ve 2007/228-2011/144 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Banka'nın Mecidiyeköy Şubesi’nde döviz mevduat hesabına, Nisan 2001’de vadeli olarak 14.196 USD yatırdığını, banka personeli ... tarafından mevduatı ile faizinin kullanıldığını öğrendiğini, müvekkiline ait hesaptaki parayı müvekkilinin emri ve iradesi dışında çektiğini iddia ederek, 14.196 USD'nın Nisan 2001 tarihinden itibaren işleyecek sözleşme faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, konu ile ilgili banka Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın soruşturmasında yaptırılan imza incelemesinde, davacının itiraz ettiği bazı işlemlerin bizzat davacının imzası ile yapıldığının anlaşıldığını, olayla ilgili eski personel ... hakkında açılan ceza davası sonucunun beklenmesini, davacı ile ...’in teyze çocukları olduklarını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde; davalı banka çalışanı ...'in celp edilen ve incelenen ceza soruşturması ve mahkeme önündeki yargılamada, tutarlı şekilde devam edilen birbirine uyumlu savunmada, davacı ...'e ait İktisat Bankası Mecidiyeköy Şubesi'ndeki, davacı hesabında davacının bilgisi olmadan 14.196 USD parayı çektiğini ve diğer müşterilerin hesaplarındaki açıkları kapattığını samimi olarak ikrar ettiği, 01/04/2005 günlü raporda, "davacının 26/01/2001 tarihinde hesabında yatan 292.13 USD'yi tespit etmesi gerektiği" şeklindeki bilirkişi tespitinin, banka hesaplarında çeşitli işlemlerin yapıldığı,
hayatın olan akışına göre, güven kurumları olan bankalardaki hesapların, ilgililer tarafından yapılan işlemler sonrasında detaylı olarak incelenmesi ve hesaplardaki bilgilerin tespitinin her zaman mümkün olmadığı, bilirkişinin hiçbir objektif veriye dayanmayan iş bu subjektif değerlendirme iştirak edilmediği, davalı bankanın bir güven kurumu olup, davacı hesap sahibinin bilgi ve görgüsü dışında, para çekilmesi nedeniyle oluşan zarardan; adam çalıştıran sıfatıyla, çalışanların az veya çok kusurundan veya ihmalinden doğan zararlardan sorumlu olduğu,
davalı bankanın davacıya izafe edilebilecek bir kusurun varlığını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 14.196 USD alacağın dava tarihi olan 17.07.2002 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince USD mevduatına uygulanan değişken oranda USD faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11860, K. 2012/18624, 19 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama