KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/120 E., 2012/6824 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/12/2009 tarih ve 2008/42-2009/703 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin May Yapı Ltd. Şti.ni tek imza ile yetkili müdürü sıfatıyla davalı bankanın Çatalca şubesinde bulunan şirket hesabından para çekmek istemesi üzerine davalı tarafından 11.09.2007 tarihinden itibaren üç ay süre ile müdürlük yetkilerini kullanmasını engellemek, varlığından haberdar edilen hukuk ve ceza mahkemelerinin yürütülmesinde şirketin diğer müdürü ...'ın yararına objektif olmayan işlem yapmak suretiyle kişilik haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, 50.000,00 TL nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının şirket hesabında bulunan tutarın kendi hesabına aktarılmasını istediğini, diğer şirketi temsile yetkili ... hakkında evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçları sebebiyle suç duyurusunda bulunulduğunu, şirket hesabı üzerine bloke koyulmasının istendiğini, bu konuda müvekkili bankaya bir karar ibraz edilememesi sebebiyle şirket hesaplarındaki paranın hangi şirket yetkilisine ödeneceği hususunda oluşan tereddüt sebebiyle tevdii mahalli tayini başvurusunda bulunulduğunu, belirlenen hesaba talep edilen tutarların yönlendirildiğini, mahkemece bu arada tevdii mahalli tayini kararının kaldırılmasına karar verildiğini,
bu süreçte şirket yetkililerine işçi ücretleri ve vergi borçları gibi zorunlu ödemeler için ödeme yapıldığını, müvekkilinin hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak herhangi bir işlem yapmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı yetkililerinin işlem ve tavırlarının şirket müdürü olan davacının kişisel haklarına saldırı niteliğinde olamayacağı, işlemlerde yapılan hata şirketin mal varlığında azalma meydana getirdiyse bu hususun maddi tazminata konu olabileceği, mal varlığına yönelik eylemin az veya çok kişiyi manevi bir üzüntüye düşürebilirse de böyle bir üzüntünün BK nın 49. maddesi ve TMK nın 24. maddesinde korunan kişisel hakların ihlalinden doğan bir eylem niteliğinde olmadığı, şirket müdürünün şirket hesaplarında işlem yapmasının engellenmesinin manevi tazminat ödenmesini gerektirir kişisel onur ve şerefin ihlali niteliğinde olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/120, K. 2012/6824, 25 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama