KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12010 E., 2012/18603 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
637 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/01/2011 tarih ve 2007/515-2011/49 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirket ile davalının aralarında imzaladıkları taşıma sözleşmesine istinaden davalının, müvekkili şirket adına ve şirket amblemi altında 10.09.2006 ile 25.06.2007 tarihleri arasında öğrenci taşıma işi yaptığını, davalının sözleşme ilişkisi kurulurken ayrıca ibraname imzalayarak müvekkiline verdiğini, sözleşmenin son bulmasından sonra davalının, aynı şartlarda müvekkili şirket adına çalışan dava dışı Lütfi ve Ferdi isimli şahıslarla birlikte hareket ederek Tercih Öğrenci ve Personel servisi adı altında aynı işi icra etmeye başladıktan sonra,
önce şirkette çalışan diğer araç sahiplerini kendi yanlarına almak için çeşitli maddi ve manevi tavizler vererek, müvekkili şirkete karşı iç darbe yolunu seçtiklerini, asılsız ve gerçek dışı iftira kampanyası başlatıp fiyatları aşağıya çekerek haksız rekabet yarattıklarını, davalının şirkete verdiği ibraname gereğince sözleşmenin bitiminden sonra gerek kendisinin gerekse ...plakalı aracın, hatta aracı 3. şahıslara satması halinde dahi aracın 3 yıl aynı iş ile iştigal etmesi halinde şirketin uğrayacağı maddi ve manevi zararı 10.000,00 TL olarak karşılamayı kabul ettiğini,
davalının taahhüdünü ihlal etmesi ve ibraname şartlarına uymaması sonucu müvekkili şirketin zarara uğradığını ileri sürerek, 10.000,00 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin Tercih Taşımacılık firması ile bağının sadece işçi-işveren ilişkisine dayandığını, firmanın kurulması ve işleyişi ile bir ilgisinin bulunmadığını, iddiaların mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan ibranamede, sözleşme sonrası 3 yıl içerisinde taşımada kullanılan aracın, davacının faaliyeti kapsamına giren bir iş yapmayacağı taahhüt edildiği halde davalının, 08.07.2008 tarihinde aynı ilçe sınırları içinde davacı ile aynı işi yapan Tercih Taşımacılık Şirketinde işe başladığı, kullanılan kartvizit ve reklam broşürlerinden de davalının aracının Tercih Taşımacılık Şirketinde çalıştığının anlaşıldığı, bu nedenle davacının cezai şart istemekte haklı olduğu, davacı şirketin işlerinde davalının sözü edilen eylemi nedeniyle bir miktar azalma olduğu,
buna karşılık davacı şirketi kötüleyenin davacı olmadığının anlaşıldığı, bu nedenle BK’nın 161/3. maddesi uyarınca tarafların ekonomik durumları da gözetilerek dava konusu miktarda indirim yapılması gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 7.000,00 TL cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin ihlal edildiği iddiasına dayalı haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalının kendisine ait araç ile davacıya 10.09.2006-25.06.2007 tarihleri arasında taşıma hizmeti verdiği, sözleşmenin bitiminden sonra 3 yıl içinde aynı araç ile Milas hudutları dahilinde öğrenci personel taşıma işi yapmayacağını taahhüt ettiği ve aracı 3. şahıslara devir veya satış yapması halinde bu 3 yıllık zaman içinde devir alan kişilerin öğrenci ve personel taşımaları halinde dahi sorumlu olacağı yönünde davacıya teminat verdiği, ayrıca maddi ve manevi zararlardan sorumlu olacağını içeren bila tarihli ibraname başlıklı belgeyi imzaladığı hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Anılan ibraname hukuki niteliği itibariyle rekabet yapma yasağına ilişkindir. T.C.
Anayasası' nın 48. maddesinde kişilerin çalışma özgürlüğünün esas olduğu hüküm altına alınmış olup, yasalardaki ayrık düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla çalışma özgürlüğü kısıtlanamaz, her ne kadar Mülga 818 Sayılı BK'nun 348. maddesinde işçinin rekabet yasağı düzenlenmiş ise de taraflar arasında hizmet sözleşmesi olmadığı, taşıma ilişkisi bulunduğu anlaşıldığından anılan kanun hükmünün somut olayda uygulanma yeri bulunmamaktadır.
Dolayısıyla taraflar arasında düzenlenen ve çalışma özgürlüğünü kısıtlayan ibraname başlıklı taahhütname geçersiz olup, bu taahhütname uyarınca tazminat talep edilmesi yerinde değildir. O halde mahkemece, davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12010, K. 2012/18603, 19 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama