KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12020 E., 2012/18539 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2012
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adıyaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/05/2011 tarih ve 2010/239-2011/286 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “HYB” markasının tescilli olduğunu, davalının da “HYB özen” markasını adına tescil ettirdiğini, ancak müvekkili markasının tanınırlığının yurt çapında yaygın bulunduğunu, Hizmet Belgelendirme Yönergesi hükümleri doğrultusunda ve bu yönergede belirtilen koşulları yerine getiren firmalara sözleşme imzalanmak sureti ile kullanım izni verilen bir garanti markası niteliği taşıdığını ileri sürerek, davalının HYB özen markasının sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacı adına kayıtlı TSE-HYB ve benzeri ibare ve logoların ülkemiz tarafından kabul edilmiş resmi kontrol ve garanti işaretleri niteliği taşıdığı, sonradan tescil edilmiş olan davalı adına kayıtlı markanın önceden tescil edilmiş HYB markası ile benzer olduğu, “özen” kelimesinin bulunmasının iltibası ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı, davacı markasının gerekli şartlar yerine getirildiğinde her türlü mal veya hizmet bakımından kullanılmasının esas olduğu dikkate alındığında Kanun Hükmünde Kararname'nin 42/1-b, 8/1-b, 7/1-f, 7/1-g hükümlerine aykırılık nedeniyle davalı markasının hükümsüz kılınması gerektiği gerekçesiyle, davalı adına tescilli “HYB özen markasının sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, taraflar arasındaki uyuşmazlık sonucunda davalı adına tescilli 2008/62031 sayılı markanın hükümsüzlüğü talep edilmiş olup, mahkemece de bu talebin kabulüne karar verilmiştir.
556 sayılı KHK.'nin 42. maddesinde verilen hükümsüzlük kararının ilanına dair bir hüküm bulunmadığı gibi, 556 sayılı KHK.'nin 6. maddesi hükmü ve Dairemiz’in yerleşik kararlarında da açıklandığı üzere tescilli bir markanın hükümsüz kılınıncaya kadarki kullanımı haksız rekabet oluşturmayacağı gibi, buna bağlı olarak da dava konusu markanınüzerinde kullanıldığı emtianın toplatılması suretiyle fiili durumun ortadan kaldırılmasına karar verilemez.
Bu nedenle, tescilli markanın hükümsüzlük kararı kesinleştikten sonra kullanılması halinde ancak, davalı eyleminin haksız rekabet oluşturacağı gözetilmeksizin mahkemece yazılı şekilde ilana ve haksız rekabetin önlenmesine dair hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu bakımdan davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12020, K. 2012/18539, 19 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama