KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12055 E., 2012/18715 K.·(Şişli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2012
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.05.2009 tarih ve 2006/1502-2009/631 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalının da aralarında bulunduğu 5 kurucu ortak tarafından kurulduğunu, şirket ana sözleşmesine göre şirket sermayesinin ¼'ünün tescilden itibaren en geç üç ay içinde ödenmesi gerektiğini, davalının hisse tutarının 10.000,00 TL olduğunu, 19.09.2003 tarihinde ödenmesi gereken 2.500,00 TL sermaye borcunun ödenmediği, tahsil için başlattıkları icra takibine de haksız olarak itiraz edip takibi durdurduğunu belirterek itirazın iptalini, en az %40 oranında icra-inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/374 Esas sayılı dosyasında halen devam etmekte olan davanın tarafları, konusu ve sebebinin aynı olması nedeniyle derdestlik itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/374 Esas sayılı dava dosyasındaki talebin eldeki davada da yer aldığı gerekçesiyle davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı (Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu) vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı şirketin anasözleşmesinde belirtilen sermaye alacağının (APEL) tahsili amacıyla yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/374 esas sayılı dava dosyası ile işbu dava dosyasının aynı mahiyette olduğu gerekçesiyle derdestlik itirazının kabulü ile davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
HUMK’nun 187-194. maddeleri uyarınca, bir davanın derdestlik ilk itirazı üzerine, açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için üç şartın birlikte bulunması gerekir. Bunlar, aynı davanın iki kere açılmış olması, birinci davanın görülmekte olması ve birinci dava ile ikinci davanın aynı olmasıdır. Birinci dava ile ikinci davanın aynı olmasından kasıt ise, davanın taraflarının, konusunun (müddeabihin) ve sebebinin (davanın dayanağını oluşturan vakıaların) aynı olmasıdır.
Somut olayda, derdest olduğu savunulan birinci dava olan İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/374 esas sayılı dava dosyasında davacının, davalının da içinde bulunduğu davacı şirketin yönetim kurulu üyeleri aleyhine TTK.'nın 309-336. maddelerine dayalı olarak sorumluluk davası açtığı ve şirketin anasermayesinin 1/4'i olan 125.000 TL'nin tahsil edilmemesi nedeniyle bu miktar kadar şirketin zarara uğradığı iddiasıyla davalılar yönetim kurulu üyelerinden bu miktarın tahsili isteminde bulunduğu, dolayısıyla tarafları, hukuki sebebi ve konusunun işbu dava dosyasından farklı olduğu anlaşılmakla, mahkemece derdestlik itirazının reddi ile davanın esasına girilerek yargılama yapılması gerekirken belirtilen şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12055, K. 2012/18715, 20 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama