KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12204 E., 2012/19287 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
598 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.04.2011 tarih ve 2010/279-2011/129 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 17.02.2009 tarih 2009/07702 sayılı başvuru ile “babyshop+şekil” ibareli markayı 25., 28. ve 35. emtia sınıfında tescil ettirmek için TPE'ye başvurduğunu, TPE Markalar Dairesi'nin "babyshop" ibaresinin başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetler yönünden cins ve vasıf bildirdiği gerekçesiyle 556 sayılı KHK'nin 7/1-c maddesi uyarınca marka tescil talebini reddettiğini, müvekkilinin karara itiraz ettiğini, TPE YİDK'in 20/08/2010 tarih 2010-M-3434 sayılı kararı ile İngilizcede "bebek mağazası" anlamına gelen ve ticari hayatta yaygın kullanıma haiz olduğu tespit edilen ibarenin,
tescili talep edilen mallar/hizmetler açısından tanımlayıcı nitelikte olduğu düşünüldüğü ifade edilerek itirazın reddedildiğini, müvekkilinin "babyshop şekil" ibareli marka başvurusunun, emtia listesinde yer alan hiçbir mal ve hizmet bakımından tanımlayıcı nitelikte olmadığını, iki kelimenin karakterize edilerek şekil unsuru ile birlikte oluşturulmuş özgün ve ayırt edici niteliğe sahip bir marka olduğunu, söz konusu markanın uzun yıllardan beri yurt dışında pek çok ülkede ve ülkemizde kullanıldığını, söz konusu markanın dünya genelinde bir çok ülkede müvekkili adına tescilli olduğunu, dava konusu markanın 25,
28 ve 35. sınıfta yer alan emtia/hizmetler üzerinde başvuru tarihinden önce kullanıldığını ve tüketiciler nezdinde ayırt edicilik kazandığını ileri sürerek TPE YİDK'in 20/08/2010 tarih 2010-M-3434 sayılı kararının iptaline, 2009/07702 başvuru numaralı "BABYSHOP" marka başvurusunun Resmi Marka Bülteninde ilanına ve tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iptali istenen TPE YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, başvurunun küçük harflerden oluşan ve bitişik olarak yazılan "babyshop" ibaresinden ibaret olduğu, "baby" sözcüğü bebek, "shop" sözcüğü mağaza, dükkan anlamında olduğu, ortalama tüketiciler tarafından bu kelimelerin bilindiği, bu ibarenin marka kapsamındaki emtiayı doğrudan doğruya tanımladığı ancak temlih (işaret) ettiği, çünkü bu marka adı altında bebek satılmayacağı bebekle ilgili eşya satılacağı, söz konusu ibarenin 556 Sayılı KHK'nin 7/1-c maddesi bağlamında tescil engeli bulunmadığı,
bebek eşyası satacak tüm müteşebbislerin "babyspop" ibaresini kullanma zorunluluğu bulunmadığı, "baby" sözcüğünü farklı bir sözcük veya işaretle kullanabilecekleri ve bu konuda sonsuz seçeneğe sahip olduğu, bu şekildeki ibarelerin tescil engeli bulunmadığını, ait olduğu mal/hizmetle yakın ilişkisi olan bu tür markaların zayıf korumaya sahip olabilecekleri, diğer bir anlatımla bu tür markaların sadece kendilerine çok "ayniyet derecesinde" yakın markaların tesciline veya ihlal davaları bakımından kullanımlarına engel olabileceklerini, davacıya ait marka başvurusunun birkaç ülkede ve 10.10.2010 tarihinde OHİM'de tescilli olduğu,
davacı vekilinin müvekkiline ait marka başvurusunun 556 Sayılı KHK'nin 7/2-son maddesi uyarınca kullanımla ayırt edici nitelik kazandığı ileri sürüldüğünü, davacının sunduğu belgelerden markanın kullanımla ayırt edicilik kazandığı hususu kanıtlanamamış ise de, davacı başvurusunun marka hukuku kapsamında mutlak tescil engeli bulunmadığı sonucuna varıldığından kullanımla ayırtedici nitelik taşıması bu dava yönünden bir önem taşımadığı,
davaya konu marka başvurusunun 556 KHK'nin 7/1-c maddesi uyarınca marka olarak tescil edilemeyeceği yönündeki kararı marka mevzuatına uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile TPE YİDK'in 20/08/2010 tarih 2010-M-3434 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12204, K. 2012/19287, 27 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama