KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12215 E., 2012/19728 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/03/2011 tarih ve 2010/143-2011/65 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili olan Malatya Pazarı …A.Ş. unvanlı şirketin 1985 yılında kurulduğunu, 2000/7080 sayılı “MALATYA PAZARI” ibareli markanın 29. ve 30. sınıf hizmetler bakımından müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının ticaret unvanında “MALATYA PAZARI” ibaresini kullanmakla müvekkilinin markasına ve ticaret unvanına tecavüzde bulunduğunu, bu durumu 06/05/2010 tarihinde yapılan alışveriş esnasında öğrendiklerini belirterek söz konusu marka tecavüzünün önlenmesine, davalının ticaret unvanından “Malatya Pazarı” ibaresinin silinmesine ve hükmün gazetede ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı ve müvekkilinin ticaret unvanlarının bütünü itibariyle bıraktıkları izlenim açısından birbirinden farklı olduklarını, “Malatya Pazarı” ibaresinin markada zayıf bir unsur olduğunu, tescilli bir ticaret unvanının kullanımının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağını, müvekkilinin de 1996 yılından şirket olduğu 2005 yılına kadar gerçek kişi işletmesi olarak faaliyette bulunduğunu, 2005 yılından itibaren de şirket olarak faaliyetine devam ettiğini, bu durumun da davacı tarafından bilinmesine rağmen açılan davanın dürüstlük ve sessiz kalma yolu ile hak kaybı ilkelerine aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının marka ve ticaret unvanına tecavüz oluşturduğunu dava ettiği “MERALLER MALATYA PAZARI” ibaresini içeren unvanı, davalının, tescilli biçimde kullanmasının hukuka aykırı olmadığı, bununla birlikte davalının ticaret unvanının “Meraller Malatya Pazarı Gıda” ibaresi ile ayırt ediciliği bulunduğu,
bu unvanın davacı marka ve ticaret unvanı ile iltibasa sebebiyet vermeyeceği, bir an için aksi düşünülse bile davacının ,tescilsiz olarak 1996 ,tescilli olarak 2005 yılından bu yana gıda sektörü için önemli bir mahal olan GİMAT‘da ticari faaliyette bulunan davalının bu unvan ile faaliyette bulunduğunu bilmemesinin mümkün olmadığı, davacının uzun süre sessiz kalması sonucu davalının korunmaya değer bir hukuki durum kazanmış olduğu, bu nedenle davalıya karşı ticaret unvanının terkini istemi ile dava açılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili ; kararı temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12215, K. 2012/19728, 3 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama