KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12292 E., 2012/19718 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2012
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
- Birleşen dava
- MURATLI SULH HUKUK MAHKEMESİ 2007/10 E
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Muratlı Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/05/2011 tarih ve 2011/153-2011/141 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında öğrenci taşıma sözleşmesi yapıldığını, davalının kendi aracıyla yapacağı taşımadan müvekkilinin komisyon alarak davalıya ödeme yapacağını, davalının 11.12.2006 tarihli ihtarname ile haksız bir şekilde sözleşmeyi feshettiğini ve 15.12.2006 tarihinden sonra servis hizmeti vermeyeceğini bildirdiğini, akdin feshi nedeniyle müvekkilinin servis hizmetini devam ettirmek için kredi kullanmak suretiyle yeni araçlar satın almak zorunda kaldığını, faiz ve diğer masraflar nedeniyle maddi zarara uğradığını, haksız fesih nedeniyle müvekkilinin hizmet veremeyerek küçük düştüğünü ileri sürerek, 4.000 TL maddi, 1.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirket ile müvekkili arasında imzalanan öğrenci taşıma sözleşmesi ve Dershane Öğrenci taşıma sözleşmeleri ile müvekkilinin taşıma işini üstlendiğini, davacının sözleşmeye uygun davranmayıp yapılan işler karşılığında elde edilen toplam gelirden mazot bedelleri düşülmeden %15 komisyon almak istediğini, servis başına ve öğrenci başına kesilmesi gereken faturaları km başına kestiğini, müvekkilinin yaptığı işler karşılığında 1.200 TL dışında kalan alacağını da alamadığını ve haklı olarak sözleşmeyi feshettiğini savunarak,
davanın reddini istemiş, karşı davasında müvekkilinin işe girerken müvekkilinin fesih tarihine kadar yaptığı iş karşılığında alacağı bulunduğunu ileri sürerek, şimdilik 2.950 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında imzalanan öğrenci taşıma sözleşmesinin 16.12.2006 tarihinden itibaren davalı tarafından feshedildiği, davalı-karşı davacının 4.635,22 TL alacağının bulunduğu anlaşıldığından davalı Mustafa Alan’ın sözleşmeyi haklı olarak feshettiği, davacı şirketin maddi ve manevi tazminat talep edemeyeceği, davalı-karşı davacının fesih tarihine kadar 4.635,22 TL davacı şirketten alacaklı bulunduğu,
davalının 1.200 TL kısmi ödeme yapıldığı beyanı dikkate alınarak bakiye 3.475,22 TL alacağı olduğu gerekçesiyle davacı şirketin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, davalı-karşı davacı yönünden taleple bağlı kalınarak 2.950 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davacı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı şirket vekili temyiz etmiştir.
1) Asıl davada, taraflar arasındaki sözleşmenin “ödemeler” başlıklı maddesine göre inceleme yapılmadan davalının sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığı sonucuna varılması ve davalının sözleşmeyi haklı olarak feshettiği belirtilerek davacının maddi ve manevi tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de, sözleşmeyi feshedenin davalı olması,
davacının maddi tazminat talep ettiği maddi vakıanın ise yeni araç satın almak zorunda kalıp bunun için faiz ve diğer masraflar yaptığı iddiasına dayanması nedeniyle, feshin haksız olması halinde dahi bu nitelikteki maddi tazminat talebinin kabulü mümkün bulunmadığı ve manevi tazminat talebinin de koşulları oluşmadığından asıl davada davacının davasının reddine karar verilmesi gerekiyor olmakla, davacı vekilin temyiz itirazlarının reddiyle, sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK’nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesi düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Karşı davada, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12292, K. 2012/19718, 3 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama