KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12322 E., 2012/19139 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
593 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 47. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/06/2011 tarih ve 2010/191-2011/226 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı Banka arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, toplam 24.425.00 TL bedelli 3 adet müşteri çekini teminat olarak verdiğini, çeklerin karşılıksız çıktığını, bu çeklerle ilgili olarak davalının hiçbir işlem yapmadığı gibi çekleri kendilerine de iade etmediğini, bu yüzden çeklerin kambiyo senedi olma niteliğini yitirdiklerini, şikayet haklarının ortadan kalktığını, uğradıkları zararın giderilmesi için davalıya gönderilen ihtarnameye cevap verilmediğini, bu arada kredi borcunun kapandığını,
davalının kendisine teminat olarak verilen çeklerin tahsilini engellemek suretiyle müvekkilini zarara uğrattığını iddia ederek, 24.425.00 TL tutarındaki çek bedelinin ihtarname ile verilen sürenin sonu olan 04.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin müvekkili bankaya olan kredi borcunun 04.02.2010 tarihinde kapandığını, davacının kredi geri ödemelerini zamanında ve eksiksiz yapmaması ve/veya hiç geri ödemede bulunmaması ihtimali dolayısıyla banka nezdinde oluşturduğu risk bertaraf edilmeden, çeklerin bedelleri ödenmeden davacıya teslim edilemeyeceğini, davacının temel ilişkiye dayanarak dava açabileceğini, bu yollar tüketilmeksizin müvekkiline karşı dava açılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kullandırdığı kredinin teminatı olarak elinde tuttuğu çeklerin ibrazı ile karşılıksız olduklarının belirlenmesinden sonra davalı Banka'nın, çeklerle ilgili icra takibi başlatmak, karşılıksız çek keşide etmek suçundan suç duyurusunda bulunmak, kredi borçlusu davacıya uygun şekilde ihbarda bulunarak çekleri davacıya iade ederek yeni teminatlar istemek işlemlerinden hiçbirini yapmadığı, çeklerin bedelini tahsil etmediği gibi karşılıksız çıkması üzerine hukuki yollara gitme olanağını da ortadan kaldırdığı, böylelikle zararın oluşmasında %75 oranında ağır kusurlu olduğu,
bununla birlikte davacının da bir limited şirket olduğu ve basiretli bir tacir olarak kabul edilmesi gerektiği, çeklerin keşide tarihlerinin, dolayısıyla ibraz sürelerinin davacı tarafından biliniyor olduğu, davacının bu çeklerin akıbetini; karşılıksız çıkıp çıkmadıklarını araştırması, karşılıksız çıkmış ise yerine yeni teminatlar vererek bankadan çekleri alması,
bu suretle tahsil ve şikayet gibi yollara gitmesi gerektiği, bu itibarla davacının, davalı Banka'ya nazaran %25 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne 18.296,25 TL'nın 05.04.2009 temerrüt tarihinden itibaren değişen oranda avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava konusu çeklerin taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmesinin teminatı olarak davalı Banka'ya verildiği, karşılıksız çıktıkları, taraflar arasındaki kredi ilişkisinin sonlandığı, kredi borcunun davacı tarafından ödendiği hususları uyuşmazlık dışıdır. Bu durumda, davalı Banka'nın kredi ilişkisi çerçevesinde aldığı tüm teminatları davacıya iade etmesi gerekirken dava konusu 4 adet çekin davacıya iade edilmediği dosya kapsamıyla sabittir.
Ancak davada, davacı yanca çeklerin fiziken iadesi talebinde bulunmaksızın, bedellerine hükmedilmesi istenmiştir.
Bu durumda davacının sözkonusu çek bedellerine yönelik olarak kendi akidine (çek keşidecilerine) karşı temel ilişki çerçevesinde ve/veya TTK'nun 644. madde uyarınca kambiyo hukukuna dayalı olarak talepte bulunmaksızın, çek bedellerinin tahsili zımnında bankaya karşı açmış olduğu işbu dava erken açılmış olup; bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde olmamış, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12322, K. 2012/19139, 26 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama