KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/12330 E., 2012/18027 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 09/02/2009 gününde verilen dilekçe ile muvazaalı işlemin iptalinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın reddine dair verilen 15/09/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili; duruşmasız olarak incelenmesi de davalılardan ... vekili Avukat ... tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 27/11/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı asil ... ve vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalılardan ... vekili Avukat ... geldiler, diğer davalı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, muvazaalı işlemin iptali işlemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur.
Dava dilekçesinde, davacı ile davalılardan ...'un karı koca oldukları ve boşanma davasının derdest bulunduğu; ev hanımı olan davalı ...'un birikimi olmadığı halde diğer davalıya 100.000,00 TL tutarında bono verdiği ve davalı ...'ın da icra takibine giriştiği; davalı taraflar arasında gerçek bir alacak-borç ilişkisinin mevcut olmadığı ileri sürülerek, muvazaalı olarak yapılan icra takibinin iptali talep edilmiştir.
Cevap dilekçelerinde, takibin gerçek bir borç ilişkisine dayalı olduğu belirtilerek davanın reddi savunulmuştur.
Mahkemece, davanın yazılı belgeyle kanıtlanması gerektiği ve muvazaanın ispatlanmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı İcra takibinde taraf olmayıp; üçüncü kişi durumundadır. Bu nedenle, yazılı belge ile ispat yükümlülüğü altında bulunmamaktadır. Mahkemenin, açıklanan yöne ilişkin gerekçesi yerinde bulunmamaktadır. Diğer yandan, davalılardan ... ev hanımı olup; 100.000,00 TL tutarındaki bir borcun kaynağını ispatlayamamıştır. Şu durumda, üçüncü kişi durumunda bulunan davacı yönünden muvazaa olgusunun varlığı benimsenmelidir. Mahkemece, icra takibinin davacı yönünden geçersiz olduğu tespit edilmek suretiyle hüküm kurulması gerekir. Karar, açıklanan nedenlerle yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/12330, K. 2012/18027, 27 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama