KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12510 E., 2013/15558 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.04.2011 tarih ve 2009/460-2011/190 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.09.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av....inlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, yurt dışında yaşayan ve davalı banka nezdinde mevduat hesabı bulunan müvekkilinin Türkiye'ye geldiğinde hesabını incelediği sırada 36688 nolu vadeli mevduat hesabından 08.09.2008 ve 11.11.2008 tarihlerinde İzmir 30. Noterliği tarafından düzenlenen vekaletnameye dayalı olarak vekil olarak tayin edilmiş bulunan ... ödemeler yapılarak söz konusu hesabın kapatıldığının kendisine bildirildiğini, oysaki davalı bankanın ödemeye dayanak yapmış olduğu vekaletname incelendiğinde, vekil ... müvekkili adına kayıtlı vadeli/vadesiz banka hesaplarından para çekme, hesabı kapatma yetkisinin verilmediği,
vekilin sadece müvekkiline ait emeklilik maaşını çekme yetkisinin olduğu, bunun dışında başkaca bir yetkisinin bulunmadığı, davalı bankanın özen yükümlülüğünü ihlal ederek vekaletnamesinde yetkisi bulunmayan şahsa ödeme yapmak suretiyle müvekkilinin zararına neden olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin hesabından çekilen 20.658,98 TL'nin vade başlangıç tarihi olan 22.06.2008 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı yeğeni olan ... vekaletname ile geniş yetkiler tanımış olup, davacının verdiği vekaletname sonrasında hesabındaki tutarları müvekkili bankadan talep etmesinin iyi niyetli bir hareket olarak kabul edilemeyeceğini, davacının daha önce yeğeni tarafından gerçekleştirilen işlemlere itiraz etmediğini, müvekkili bankanın davaya konu olayda bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ... verilen vekaletnamenin davacının SSK tarafından yatırılan maaşlarını çekmek, gerekli beyannameleri imzalamak, bankamatik kartı çıkartmak, şifresini almak ve sağlık karnesi almak amacıyla verildiği, taraflar arasındaki ihtilafın bizzat davacı tarafından açılan 36688 nolu hesaptan kaynaklandığı, davacının Murat Gürsel'in 36688 nolu hesaptan para çekmesine göz yummasının söz konusu olmadığı, para çekildiğinden haberdar olunca buna derhal karşı koyup durumu davalıya bildirdiği, yapılan işleme muvafakat etmediği,
bu nedenle davalının usulsüz para ödemesi nedeni ile davacıya karşı sorumlu olduğu, davacının da hesap cüzdanı aslını dava dışı ... vererek kusurlu davrandığı ve davalının önceden gelişen olaylar nedeni ile ... güven duymasının bu işlemi yapmasına neden olduğu ve bütün bu durumlar nedeni ile davacının da olayda 1/2 nispetinde kusurlu olduğu gerekçesiyle kusur oranları da dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile 10.329,00 TL'nin vadeli hesabın vade başlangıç tarihi olan 23.06.2008 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12510, K. 2013/15558, 12 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama